Yemen'in güneyindeki stratejik öneme sahip Aden Uluslararası Havalimanı, sabah saatlerinde balistik füzeler ve insansız hava araçlarıyla (İHA) hedef alındı. Bu saldırı sonucunda, Kahire'den Aden'e gelmekte olan Yemen Havayolları'na ait bir yolcu uçağı güvenlik gerekçesiyle Suudi Arabistan'ın Cidde kentine yönlendirildi. Olay, bölgedeki sivil havacılık operasyonları üzerinde ciddi bir güvenlik tehdidi oluşturdu.
Saldırının Detayları ve Uçuş Operasyonlarına Etkisi
Yemen Ulaştırma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Aden Uluslararası Havalimanı'na yönelik saldırıda iki balistik füze ve çok sayıda patlayıcı yüklü İHA kullanıldı. Saldırının en kritik anlarından biri, Kahire'den kalkan Yemen Havayolları'nın 603 sefer sayılı uçağının inişine dakikalar kala yaşandı. Füzelerden birinin havalimanı pistinin oldukça yakınına düşmesi üzerine, uçuş güvenliği protokolleri derhal devreye sokularak uçağın Aden'e inişi iptal edildi ve Suudi Arabistan'ın Cidde kentine yönlendirilmesi kararı alındı.
Saldırı sırasında havalimanında bulunan yolcular ve çalışanlar hızla tahliye edildi. Ayrıca, apronda park halinde bulunan iki uçağın da olası yeni saldırılardan korunmak amacıyla tehlike bölgesinden uzaklaştırıldığı bildirildi. Yerel güvenlik makamları, şu ana kadar herhangi bir can kaybı yaşanmadığını açıkladı. Bu hızlı müdahaleler, sivil havacılık altyapısının hedef alındığı bu tür durumlarda can güvenliğini sağlamanın önceliğini bir kez daha gösterdi.
Saldırının Arka Planı ve Sorumluluk İddiaları
Yemen makamları, Aden Uluslararası Havalimanı'na düzenlenen bu saldırıdan İran destekli Husileri sorumlu tuttu. Reuters haber ajansının aktardığı bilgilere göre ise Husiler, Aden Havalimanı yakınlarında bulunan Badr askeri kampına yönelik bir füze saldırısı düzenlediklerini iddia etti. Bu farklı açıklamalar, bölgedeki karmaşık güvenlik durumunu ve taraflar arasındaki gerilimi yansıtmaktadır.
Söz konusu saldırı, Yemen'de hükümet güçleri ile Husiler arasındaki çatışmaların yeniden şiddetlendiği bir döneme denk geldi. Bu durum, sivil havacılık tesislerinin ve operasyonlarının, devam eden bölgesel çatışmaların doğrudan hedefi haline gelebileceği endişesini artırmaktadır. Havacılık sektörü için, çatışma bölgelerindeki havalimanlarının ve hava sahalarının güvenliği, uluslararası standartlar ve risk değerlendirmeleri açısından sürekli bir takip ve dikkat gerektirmektedir.


