İrlanda merkezli ulusal havayolu Aer Lingus'un Dublin'den Roma'ya gerçekleştirdiği EI402 sefer sayılı yolcu uçağı, Fransa hava sahasında alınan bir bomba ihbarı üzerine acil durum ilan ederek Évreux Hava Üssü'ne yönlendirildi. Airbus A320-214 tipi, EI-DEH tescilli uçak, Fransız savaş uçakları eşliğinde askeri üsse güvenli bir iniş gerçekleştirdi. Olayın ardından uçaktaki 151 yolcu ve 6 mürettebat tahliye edilerek güvenli bölgeye alındı ve bomba imha ekipleri uçakta detaylı bir arama başlattı.
Uçuş Detayları ve Acil Durum Süreci
Dublin Havalimanı'ndan İtalya'nın başkenti Roma'daki Fiumicino Havalimanı'na gitmek üzere havalanan EI402 sefer sayılı uçak, uçuşunun yaklaşık 90. dakikasında, 37 bin feet irtifada seyir halindeyken genel acil durum sinyali olan 7700 kodunu göndermeye başladı. Bu durum üzerine uçak, başlangıçta Paris Charles de Gaulle Havalimanı yönüne doğru irtifa kaybetmeye başladı. Ancak daha sonra rotasını değiştirerek Normandiya bölgesinde bulunan Évreux askeri hava üssüne yönlendirildi.
Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu'nun ofisinden yapılan açıklamada, Dublin-Roma seferini yapan Airbus A320 uçağının bomba ihbarı nedeniyle Évreux Hava Üssü'ne yönlendirildiği ve gelişmelerin yakından takip edildiği teyit edildi. Fransız savaş uçaklarının refakatinde askeri üsse inen uçakta, Associated Press (AP) tarafından aktarılan bilgilere göre, tüm yolcu ve mürettebatın güvenli bir şekilde tahliye edildiği bildirildi. Bomba imha ekipleri, potansiyel tehdidin ciddiyetini belirlemek üzere uçakta kapsamlı bir inceleme başlattı.
Avrupa Hava Sahasında Artan Tehdit Algısı
Bu olay, Avrupa genelinde son dönemde artış gösteren bomba ihbarları serisinin bir parçası olarak dikkat çekiyor. Kaynaklara göre, 3 Kasım tarihinde Avrupa'da LOT Polish Airlines, Scandinavian Airlines, Wizz Air ve Ryanair gibi farklı havayolu şirketlerine ait uçuşlar da benzer bomba ihbarları nedeniyle güvenlik kontrollerine ve rota değişikliklerine maruz kalmıştı. Aer Lingus uçağındaki ihbarın kaynağı ve tehdidin niteliğine ilişkin incelemeler devam ederken, olayın gerçek bir patlayıcı tehdidi olup olmadığı henüz resmi makamlarca açıklanmadı. Havacılık otoriteleri ve güvenlik birimleri, bu tür asılsız ihbarların yol açtığı operasyonel aksaklıklar ve güvenlik maliyetleri konusunda alarm durumunda bulunuyor.


