Letonya merkezli havayolu airBaltic'in finansal yeniden yapılandırma süreci, şirketin wet lease (uçak ve mürettebat kiralama) hizmeti sunduğu Lufthansa Group bünyesindeki havayollarını da doğrudan etkiliyor. Özellikle İsviçre'nin ulusal taşıyıcısı SWISS, airBaltic'ten kiraladığı beş adet Airbus A220-300 uçağının geleceğine yönelik alternatif senaryoları değerlendirdiğini duyurdu. Bu gelişme, airBaltic'in 14 Eylül 2026 tarihinde ABD'nin New York Güney Bölgesi İflas Mahkemesi'nde Chapter 11 kapsamında yeniden yapılandırma başvurusunda bulunmasının ardından havacılık sektöründe geniş yankı uyandırdı.
SWISS ve Lufthansa Grubu Üzerindeki Etkileri
SWISS'in filosuna destek sağlamak amacıyla airBaltic tarafından işletilen beş adet A220-300 tipi uçak, wet lease modeliyle kullanılıyor. SWISS'in resmi verilerine göre, 1 Mart 2026 itibarıyla bu uçaklar şirketin operasyonlarında aktif rol alıyor. airBaltic'in yeniden yapılandırma planında wet lease faaliyetlerinin küçültülmesi öne çıktığı için, bu durum SWISS'in kısa ve orta vadeli filo planlamasını doğrudan etkileyecek. Lufthansa Group ile airBaltic arasındaki ticari ilişki, bu krizin önemini daha da artırıyor. Lufthansa Group, Ocak 2025'te airBaltic'in yüzde 10'una tekabül eden dönüştürülebilir hisseler için 14 milyon avroluk bir yatırım anlaşması imzalamıştı. Bu anlaşma, iki şirket arasındaki mevcut wet lease işbirliğini güçlendirme amacı taşıyordu. Anlaşma kapsamında, yaz döneminde 21'e kadar, kış döneminde ise 5 adet Airbus A220-300 uçağının Lufthansa Group şirketlerinin operasyonlarında kullanılması öngörülüyordu. airBaltic'in küçülme kararı, bu stratejik işbirliğinin geleceğini de belirsizliğe sürüklüyor.
Baltık Pazarında Kapasite Boşluğu ve Ryanair'in Hamlesi
airBaltic'in yeniden yapılandırma planı, şirketin filosunu 2026 sonuna kadar 54 uçaktan yaklaşık 36 uçağa indirmeyi hedefliyor. Bu süreçte yaklaşık 20 uçağın leasing şirketlerine iade edilmesi ve kalan kira yükümlülükleri için yeniden görüşmeler yapılması planlanıyor. Şirketin finansal sorunlarının temelinde yüksek borçluluk, artan yakıt maliyetleri, Airbus A220-300 filosundaki motor tedarik ve bakım sorunları ile jeopolitik gelişmeler yatıyor. Yeniden yapılandırma sürecini desteklemek amacıyla 350 milyon avroluk debtor-in-possession finansmanı için taahhüt alındığı da bildirildi.
airBaltic'in bu küçülme kararı, Baltık ülkeleri havacılık pazarında önemli bir kapasite boşluğu yaratma potansiyeli taşıyor. Bu durumu fırsat bilen İrlandalı düşük maliyetli havayolu Ryanair, 17 Eylül'de Baltık ülkelerinde iddialı bir 5 yıllık büyüme planı açıkladı. Ryanair, bölgedeki yıllık kapasitesini 11 milyon koltuğa çıkarmayı ve konuşlandırdığı uçak sayısını 7'den 16'ya yükseltmeyi hedefliyor. Bu plan kapsamında yaklaşık 1,6 milyar dolarlık yatırım öngören şirket, Riga'daki kış 2026 programında 2 konuşlu uçak ve 16 rota ile kapasitesini yüzde 6 artıracağını belirtti. Ryanair, airBaltic'in filosunu küçültme kararının ardından bölgede oluşacak kapasite ihtiyacına dikkat çekerek, bu boşluğu doldurma niyetini açıkça ortaya koydu. airBaltic'in yeniden yapılandırma süreci, sadece kendi operasyonlarını değil, aynı zamanda Lufthansa Group ile olan wet lease anlaşmalarının geleceğini ve Baltık havacılık pazarının dinamiklerini de kökten değiştirecek bir gelişme olarak öne çıkıyor.

