Qantas'ın ultra uzun menzilli uçuş projesi Project Sunrise kapsamında Airbus A350-1000ULR ile gerçekleştirilen test uçuşlarında, 20 saati aşan görev sürelerinde pilot ve mühendis ekiplerinin nasıl organize edildiği ve yorgunluk yönetimi stratejileri havacılık dünyasının dikkatini çekti. Airbus tarafından paylaşılan detaylar, bu zorlu operasyonların kokpit içi ve yerdeki planlamasının inceliklerini ortaya koydu.
Uzun Menzilli Uçuşlarda Kokpit Ekibi Yapısı
Toulouse'dan Melbourne'e gerçekleştirilen gidiş test uçuşunda, A350-1000ULR'nin kokpitinde dört deneyimli Airbus test pilotu görev aldı. Uçuşun kaptanlığını ve genel görev organizasyonunu Vincent Sibelle üstlenirken, Xavier Pepin, Josef Bayoud ve Chetan Takalkar da pilot ekibini tamamladı. Kokpitte uçak sistemlerini anlık olarak takip eden iki Test Uçuş Mühendisi (TFE) ve ana kabinde çeşitli testleri yürüten üç Uçuş Test Mühendisi (FTE) de bu kritik görevde yer aldı.
Melbourne'den Toulouse'a dönüş seferinde ise ekip yapısında önemli bir değişiklik yaşandı. Kaptanlık görevini Xavier Pepin devralırken, Airbus pilotlarından biri ekipten ayrıldı. Bu aşamada, Qantas'ın A350 tip yetkisine sahip iki pilotu kokpite dahil oldu. Böylece dönüş uçuşunda üç Airbus test pilotu ve iki Qantas pilotu olmak üzere toplam beş pilot görev yaptı. Bu deneyim, Qantas pilotları için A350-1000ULR varyantında ilk uçuş tecrübesi olma özelliği taşıdı.
Dönüş uçuşu, Melbourne'den kalkışla Pasifik Okyanusu üzerinden Los Angeles'a, oradan ABD ve Kanada'yı geçerek Grönland'ın güneyinden Atlantik Okyanusu'na ve Birleşik Krallık üzerinden Fransa'nın Toulouse kentine uzanan, adeta bir dünya turunu andıran bir rota izledi. Airbus, bu rotanın ticari hava yolu uçuşlarının kullandığı organize hava koridorlarıyla yaşanabilecek hava trafik kontrolü kaynaklı planlama sorunlarını önlemek amacıyla tercih edildiğini belirtti.
Pilot Yorgunluğu Yönetimi ve Dinlenme Stratejileri
Yaklaşık 20 ila 23 saat süren bu ultra uzun menzilli test uçuşlarında pilot yorgunluğunu minimize etmek, operasyonel emniyet açısından büyük önem taşıdı. Airbus, bu doğrultuda dörder saatlik görev planlaması uygularken, kokpitteki ekip her iki saatte bir değiştirildi. Bu rotasyon sistemi, görevi devralan pilotun, devredecek pilotla birlikte iki saat boyunca uçuşu yöneterek kapsamlı bir devir teslim süreci gerçekleştirmesini sağladı. Özellikle dönüş seferinde, operasyonel sorumluluğun Airbus'ta olması nedeniyle, kokpitte bir Qantas pilotu bulunduğu her an diğer koltukta mutlaka bir Airbus test pilotunun görev yapması sağlanarak emniyet standartları en üst seviyede tutuldu.
Pilotların dinlenme ihtiyaçları da özel bir yaklaşımla ele alındı. A350-1000ULR'nin pilotlar için tasarlanan özel dinlenme bölmeleri, testler sırasında havalandırma ölçüm ekipmanları için kullanıldığından, mürettebat bu alanlardan faydalanamadı. Bunun yerine, uçağın arka bölümünde yer alan sekiz yataklı kabin ekibi dinlenme alanı kullanıldı. Bu düzenleme, pilotların veya test mühendislerinin ihtiyaç halinde hızla kokpite veya görev istasyonlarına dönebilmesine olanak tanıdı. Airbus ve Qantas pilotları, bu görevler boyunca yakın iş birliği içinde çalışarak hem ultra uzun menzilli operasyon tecrübesi kazandı hem de A350-1000ULR'nin operasyonel kabiliyetleri hakkında değerli bilgi paylaşımında bulundu.


