Havacılık devi Airbus, İstanbul'da düzenlediği özel bir toplantıda, sektörün gelecek 20 yılına ışık tutan "Küresel Pazar Tahmini 2026-2045" raporunu kamuoyuyla paylaştı. 15 Ekim tarihinde açıklanan bu kapsamlı rapor, dünya genelindeki hava yolculuğu alışkanlıklarını ve önümüzdeki dönemde yaşanacak çarpıcı değişimleri gözler önüne serdi. Airbus Pazar Analizi ve Tahminlerinden Sorumlu Başkan Yardımcısı Antonio da Costa tarafından sunulan verilere göre, küresel hava yolcu trafiği önümüzdeki yirmi yılda iki katından fazla artış gösterecekken, Türkiye'nin bu büyümede kilit bir rol oynaması bekleniyor.
Türkiye'nin Havacılıkta Yükselişi: Kişi Başı Uçuş Sayısı ABD'yi Geride Bırakabilir
Airbus raporunun en dikkat çekici bulgularından biri, Türkiye'nin havacılık sektöründeki potansiyel büyümesi oldu. 2025 verilerine göre Türkiye'de kişi başına yıllık 1,1 uçuş düşerken, bu rakamın 2045 yılına gelindiğinde 3,1'e yükseleceği tahmin ediliyor. Bu öngörü, Türkiye'de hava yolculuğu sıklığında yaklaşık yüzde 182'lik bir artışa işaret ediyor. Daha da önemlisi, bu büyüme gerçekleşirse Türkiye, 2045 yılı için ABD ve Avrupa'nın öngörülen kişi başına 2,9 uçuş seviyesini geride bırakarak havacılıkta önemli bir konuma ulaşabilir.
Raporda, ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeyleri ile hava yolculuğu sıklığı arasındaki doğrudan ilişki vurgulandı. Mevcut durumda ABD'de kişi başına yıllık 2,1 uçuş düşerken, Hindistan'da bu rakamın yalnızca 0,1 olduğu belirtildi. Ancak Hindistan ve Çin gibi kalabalık ülkeler de önemli bir büyüme potansiyeli taşıyor. Hindistan'da kişi başına yıllık uçuş sayısının 2045'te 0,6'ya, Çin'de ise 0,5'ten 1,4'e çıkması bekleniyor. Airbus, ekonomik büyüme ve orta sınıf nüfusundaki artışın bu ülkelerde hava yolculuğu talebini güçlü bir şekilde destekleyeceğini öngörüyor.
Küresel Trafik İki Katına Çıkacak: Yeni Uçak İhtiyacı ve Sektörel Etkiler
Airbus'ın Küresel Pazar Tahmini, sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de havacılık sektörünün devasa bir büyüme dönemine girdiğini gösteriyor. Rapora göre, dünya genelindeki yolcu trafiği, ücretli yolcu-kilometre (RPK) bazında 2025'teki 9,9 trilyon seviyesinden 2045'te 21,3 trilyona ulaşacak. Bu, 20 yılda yaklaşık yüzde 115'lik bir büyümeye tekabül ediyor ve küresel filonun genişlemesi için ciddi bir talep yaratıyor.
Bu büyümenin temel itici güçlerinden biri, dünya genelinde orta ve üst gelir grubundaki nüfusun 2045 yılına kadar 6 milyara ulaşacak olması. Artan refah seviyesi, hava yolculuğunu daha erişilebilir hale getiriyor. Ayrıca, uluslararası turizmin de havacılık büyümesinde önemli bir payı bulunuyor; uluslararası turist seyahatlerinin yüzde 58'i hava yoluyla gerçekleştiriliyor. Bu devasa büyüme beklentisi doğrultusunda Airbus, 2026-2045 döneminde dünya genelinde 42 binden fazla yeni yolcu uçağına ihtiyaç duyulacağını tahmin ediyor. Bu durum, uçak üreticileri, havayolları ve MRO (Bakım, Onarım ve Revizyon) şirketleri için önümüzdeki yirmi yılda büyük fırsatlar sunarken, havalimanı altyapılarının da bu artan talebe cevap verecek şekilde geliştirilmesi gerekliliğini ortaya koyuyor.

