Türk Hava Yolları (THY) ile Alman havayolu Lufthansa'nın ortak girişimi olan SunExpress, Boeing 737 MAX uçaklarının teslimat süreçlerindeki belirgin iyileşme sayesinde bu yaz dönemi için ek kapasite kiralama ihtiyacını ortadan kaldırdığını duyurdu. SunExpress Üst Yöneticisi (CEO) Marcus Schnabel, yaptığı açıklamada, Boeing'in uçak teslimatlarındaki normalleşmenin, şirketin operasyonel planlamasında önemli bir rahatlama sağladığını belirtti. Geçtiğimiz yıllarda Boeing 737 MAX teslimatlarındaki gecikmeler nedeniyle yoğun yaz sezonunda filo kapasitesini desteklemek amacıyla ıslak kiralama (wet lease) yöntemiyle ilave uçaklar kullanan havayolu için bu gelişme, maliyet ve operasyonel verimlilik açısından olumlu bir adım olarak değerlendiriliyor.
Bir havacılık fuarında konuşan CEO Schnabel, "Islak kiralama, teslimat hattındaki bazı boşlukları doldurmak için kullanılıyordu. Ancak teslimatlar artık daha istikrarlı hale geldi," ifadeleriyle durumdaki iyileşmeye dikkat çekti. Bu istikrar, SunExpress'in filo yönetiminde daha öngörülebilir bir yapıya kavuşmasına olanak tanıyor ve havayolunun kendi filosuna ait uçaklarla operasyonlarını sürdürme hedefine katkı sağlıyor.
Filo Genişlemesi ve MAX 10 Stratejisi
SunExpress'in Boeing 737 MAX ailesinden oluşan oldukça kapsamlı bir sipariş portföyü bulunuyor. Şirketin toplam 132 adet MAX ailesi uçağı için verdiği siparişin 87'si kesinleşmiş durumda. Filoya bugüne kadar 28 adet Boeing 737 MAX 8 tipi uçak katılırken, havayolunun mevcut filosunda yaklaşık 60 adet Boeing 737-800 tipi uçak da aktif olarak görev yapıyor. Marcus Schnabel, Boeing 737 MAX 8 teslimatlarında yeni bir gecikme yaşanmayacağı konusunda oldukça emin olduğunu vurguladı. Schnabel'in bu açıklamasının ardından Boeing yöneticileriyle teslimat süreçlerine ilişkin detaylı görüşmeler yapılması planlanıyordu.
Şirket, siparişlerinde yer alan bazı uçakları daha yüksek yolcu kapasitesine sahip Boeing 737 MAX 10 modeline dönüştürme opsiyonunu da değerlendiriyor. Tek sınıflı kabin düzeninde yaklaşık 230 yolcu taşıyabilen MAX 10 modelinin SunExpress için cazip olduğunu belirten Schnabel, henüz kesin bir karar verilmediğini ve uçağın yakın zamanda tamamlanması beklenen sertifikasyon sürecinin sonuçlarının titizlikle incelenmek istendiğini ifade etti. MAX 10'un filoya katılması, özellikle yüksek talep gören rotalarda koltuk kapasitesini artırarak birim maliyetleri düşürme potansiyeli taşıyor.
Sezonluk Talep Yönetimi ve Bölgesel Dinamikler
SunExpress, operasyonel stratejileri kapsamında sezonluk talep dalgalanmasını azaltmayı ve yaz sezonuna olan bağımlılığını düşürmeyi hedefliyor. Bu doğrultuda, özellikle ilkbahar ve sonbahar dönemlerindeki talebi artırmaya yönelik çalışmalar yürütülüyor. CEO Schnabel, bu kapsamda Türkiye'nin farklı turizm potansiyellerini öne çıkardıklarını, özellikle golf ve kayak turizmine dikkat çektiklerini belirtti. Schnabel, "Türkiye'nin dünyanın en güzel kayak bölgelerinden birine sahip olduğunu birçok kişi bilmiyor," diyerek bu potansiyelin altını çizdi.
Bölgesel jeopolitik gelişmelerin ve İran'daki savaşın yolcu davranışları üzerinde etkili olduğunu kabul eden Schnabel, artan yakıt fiyatlarının da operasyonel maliyetler üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti. Ancak tüm bu zorluklara rağmen genel talebin büyük ölçüde toparlandığını ve özellikle Temmuz ile Ağustos aylarına ilişkin rezervasyonların güçlü bir seyir izlediğini kaydetti. Yolcuların seyahat kararlarını önceki dönemlere kıyasla daha kısa süre kala verdiğini gözlemlediklerini belirten SunExpress CEO'su, genel talep görünümünün olumlu olduğunu vurguladı.


