ABD merkezli havacılık devi Boeing, yeni nesil uçaklarında hem kazara hem de kasıtlı olarak ortaya çıkabilecek tehlikeli durumları engellemek amacıyla gelişmiş otomatik güvenlik sistemleri geliştirmeyi değerlendiriyor. Bu stratejik adım, özellikle 30 Eylül'de yaşanan ve uluslararası havacılık gündemine oturan Flydubai FZ1073 sefer sayılı uçuşta meydana gelen ciddi olayın ardından geldi.
Pilot Yetkisi Korunurken Güvenlik Artırılacak
Wall Street Journal'ın (WSJ) konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Boeing yönetimi Flydubai FZ1073 olayını takiben, pilot kaynaklı kasıtlı eylemleri ticari havacılık için ciddi bir güvenlik tehdidi olarak ele almaya başladı. Şirket, yeni nesil uçak tasarımlarında, pilotların kasıtlı müdahaleleri veya kazara yapabilecekleri tehlikeli manevralara karşı ilave koruma sağlayacak teknolojileri masaya yatırıyor. Ancak Boeing, bu yeni sistemlerin geliştirilmesi sürecinde, uçuşun nihai idaresi ve karar yetkisinin pilotlarda kalması prensibinden ödün vermemeyi planlıyor. Geliştirilecek ileri bilgisayar sistemlerinin, tehlikeli bir uçuş durumunun kasıtlı veya kazara oluşmasını zorlaştıracak otomatik güvenlik mekanizmalarına sahip olması bekleniyor. Bu yaklaşım, özellikle kokpit içinde bir pilotun diğerine saldırması veya uçağın kontrolünü kasıtlı olarak değiştirmeye çalışması gibi 'iç tehditlere' karşı uçuş güvenliğini artırma tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Flydubai Olayı Sektörde Güvenlik Tartışmalarını Tetikledi
Söz konusu güvenlik tartışmalarını tetikleyen Flydubai FZ1073 olayı, 30 Eylül'de Dubai-Tel Aviv seferini yapan bir Boeing 737 MAX 8 uçağında yaşanmıştı. Kokpitte meydana gelen ciddi bir olayın ardından uçak, Suudi Arabistan'ın Tebük kentine acil iniş yapmak zorunda kalmıştı. Olayla ilgili başlatılan soruşturmalar, yardımcı pilotun kaptan pilota saldırdığı ve uçağın kontrolünü ele geçirmeye çalıştığı yönündeki bulgulara odaklanıyor. Suudi Arabistan hava güvenliği soruşturması yürütürken, Birleşik Arap Emirlikleri de ayrı bir adli soruşturma yürütüyor. Edinilen bilgilere göre, kaptan pilotun kokpit kapısını açmasıyla birlikte, uçakta yolcu olarak bulunan görev dışı pilotlar ve diğer yolcuların müdahalesi sayesinde uçağın kontrolü yeniden sağlanmış ve güvenli bir şekilde Tebük'e iniş gerçekleştirilmişti. Flydubai FZ1073 olayı, pilotların kasıtlı eylemlerine karşı kokpit güvenliği protokolleri, pilotların geçmiş kontrollerinin derinliği ve uçakların otomatik güvenlik sistemlerinin bu tür senaryolardaki sınırları hakkında havacılık sektöründeki tartışmaları yeniden canlandırdı.


