Havacılık sektöründe yap-işlet-devret (YID) modeliyle işletilen havalimanlarındaki yolcu garantisi ödemeleri, kamuoyunun ve sektörün gündemindeki yerini korumaya devam ediyor. Bu kapsamda, 10 Ağustos 2024 tarihinde hizmete açılan Çukurova Uluslararası Havalimanı'nın da garanti edilen yolcu hedefine ulaşamadığı belirlendi. KZV Havalimanları tarafından işletilen bu yeni tesis, 2024 yılının kalan yaklaşık beş aylık döneminde iç hatlarda beklenen yolcu sayısının altında kalarak, kamu bütçesinden önemli bir garanti ödemesinin yapılmasını zorunlu kıldı.
Havalimanının açılışından itibaren 2024 yılının sonuna kadar olan süreç için iç hatlarda 926 bin 80 yolcu garantisi verilmişti. Ancak, söz konusu dönemde Çukurova Uluslararası Havalimanı'nı kullanan iç hat yolcu sayısı 746 bin 966'da kaldı. Bu durum, garanti edilen yolcu sayısı ile gerçekleşen yolcu trafiği arasında 179 bin 114 kişilik bir farkın oluşmasına neden oldu. Bu tür sapmalar, YID projelerinin finansal sürdürülebilirliği ve kamu maliyesi üzerindeki etkileri açısından kritik öneme sahiptir.
Garanti Ödemelerinin Maliyeti ve Kamu Bütçesi Üzerindeki Yük
Çukurova Uluslararası Havalimanı için belirlenen yolcu garantisinin karşılanamaması, beraberinde kamu bütçesinden yapılacak ödemeleri getirdi. Eldeki verilere göre, 2025 yılına ilişkin garanti ödemesinin de eklenmesiyle birlikte, havalimanı için 2024 ve 2025 yıllarında yapılacak toplam ödemenin 1 milyon 491 bin 594 avroya ulaştığı kaydedildi. Bu meblağ, yolcu trafiği hedeflerinin tutturulamaması halinde kamu kaynaklarının nasıl kullanıldığını bir kez daha gözler önüne seriyor.
Genel olarak YID modeliyle işletilen havalimanları bağlamında, Çukurova Uluslararası Havalimanı'nın yanı sıra Zafer ve Esenboğa Havalimanları için yapılan garanti ödemelerinin toplamının 8,5 milyon avroya yaklaştığı belirtiliyor. Bu rakamlar, havacılık altyapı yatırımlarının planlanması, fizibilite çalışmaları ve risk analizlerinin ne denli titizlikle yapılması gerektiğini bir kez daha vurguluyor. Yolcu garantisi sistemi, yatırımcıya belirli bir gelir güvencesi sağlarken, gerçekleşen trafik beklentilerin altında kaldığında maliyetin kamuya yansıması, bu modelin en çok tartışılan yönlerinden biri olmaya devam ediyor.
Havacılık otoriteleri ve sektör paydaşları, bu tür projelerde yolcu tahminlerinin gerçekçi bir zemine oturtulmasının ve risk paylaşım mekanizmalarının daha dengeli kurgulanmasının önemini sıkça dile getirmektedir. Çukurova Uluslararası Havalimanı örneği, bu tartışmalara yeni bir boyut kazandırarak, YID projelerindeki garanti mekanizmalarının gelecekteki uygulamaları için önemli bir referans teşkil edebilir.

