30 Eylül tarihinde Birleşik Arap Emirlikleri'nin Dubai kentinden İsrail'in başkenti Tel Aviv'e gitmek üzere havalanan Flydubai'nin FZ1073 sefer sayılı Boeing 737 MAX 8 tipi uçağında yaşanan kokpit içi olayla ilgili yeni ve ciddi bir iddia ortaya atıldı. Kaptan pilot Smit Machchhar'a saldırdığı belirtilen Ummanlı ikinci pilot Hamam al-Hammami'nin, kokpit baltasıyla gerçekleştirdiği saldırının yanı sıra uçağın motorlarını da kasıtlı olarak devre dışı bırakmış olabileceği öne sürüldü. Bu iddia, uçağın kontrolünü ele geçirme girişiminde uçuş sistemlerine müdahale edilmiş olabileceğine işaret ediyor.
Ancak, motorların kasıtlı olarak kapatıldığına dair bu yeni iddia, henüz resmi soruşturma makamları tarafından teyit edilmiş değil. Havacılık otoritelerinin ve ilgili birimlerin detaylı incelemeleri devam ederken, olayın tüm boyutları aydınlatılmaya çalışılıyor.
Olay Anında Dramatik İrtifa Kaybı ve Müdahale
FZ1073 seferi sırasında kokpitte yaşanan bu çatışmanın ardından, uçak kısa bir süre içerisinde dramatik bir irtifa kaybı yaşadı. Çeşitli kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Boeing 737 MAX 8 yaklaşık 14 bin ila 17 bin feet arasında irtifa kaybederek, 33 bin feet seviyelerinden 17 bin feet seviyelerine geriledi. Reuters'ın yolcu ifadelerine dayandırdığı haberinde, uçağın yaklaşık 30 saniye içinde 14 bin feetten fazla alçaldığı belirtildi. Bu tür ani irtifa kayıpları, havacılıkta ciddi bir güvenlik riski teşkil etmektedir.
Kaptan pilot Smit Machchhar, saldırı sırasında yaralanmasına rağmen kokpit kapısını açmayı başardı. Ardından, uçuş ekibi ve yolcuların hızlı müdahalesiyle ikinci pilot etkisiz hale getirildi. Uçakta görev dışı bulunan pilotların da kontrolün yeniden sağlanmasına önemli katkı sağladığı ve uçağın Suudi Arabistan'ın Tebük Havalimanı'na güvenli bir şekilde acil iniş yaptığı bildirildi. Bu durum, havacılıkta "deadheading" olarak bilinen, görev dışı personelin acil durumlarda kritik rol oynayabileceğinin bir göstergesi oldu.
BAE Olayı "Terör Saldırısı Girişimi" Olarak Niteledi
Birleşik Arap Emirlikleri makamları, 3 Ekim tarihinde yaptıkları resmi açıklamada, ikinci pilotun kokpitteki acil durum baltasıyla kaptana saldırarak uçağın kontrolünü ele geçirmeye çalıştığını ve bu olayın "terör saldırısı girişimi" olduğunu ifade etti. Bu açıklama, olayın ciddiyetini ve uluslararası havacılık güvenliği üzerindeki potansiyel etkilerini vurguluyor.
Flydubai havayolu ise, soruşturmanın devam etmesi nedeniyle olayın ayrıntılarına ilişkin temkinli bir duruş sergiliyor. Şirket daha önceki açıklamalarında, FZ1073 seferinde kokpitte bir olay yaşandığını, uçağın Tebük'e güvenli bir iniş gerçekleştirdiğini ve tüm yolcu ile mürettebatın güvende olduğunu belirtmişti. Havacılık sektöründe bu tür olaylar, kokpit güvenliği prosedürlerinin ve mürettebat eğitimlerinin sürekli gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koymaktadır.


