flydubai Kokpitinde Yaşanan Dehşet Anları
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli flydubai hava yolu şirketinin Dubai-Tel Aviv seferini yapan FZ1073 sefer sayılı uçağında, 30 Eylül’de yaşanan korkunç olayın detayları ortaya çıktı. Uçuşun Hintli Kaptan Pilotu Smit Machchhar, kokpitte ikinci pilotun saldırısına uğramasının ardından ağır yaralı halde yolcuların hayatını kurtarmak için verdiği mücadeleyi The National Gazetesi’ne 17 Ekim’de hastanede verdiği özel röportajda anlattı.
Kaptan Machchhar, uçuşun yaklaşık iki saatinde, iniş saatlerini ve yakıt bilgilerini gözden geçirdiği sırada başının arkasına aldığı ilk darbeyi başlangıçta teknik bir arıza sandığını belirtti. Darbelerin devam etmesiyle saldırıya uğradığını anlayan Machchhar, olaydan önce ikinci pilotun davranışlarında herhangi bir şüphe uyandırıcı durumla karşılaşmadığını ifade etti. İkinci pilotla ilk kez o gün tanıştığını ve uçuş öncesinde kısa bir sohbet ettiklerini, ancak uçuşun yoğun trafik ve güvenlik açısından dikkat gerektiren bir bölümünde oldukları için uzun bir konuşma yapmadıklarını aktardı. BAE makamlarının açıklamalarına göre, ikinci pilotun kokpitte dua etmek istediğini söylemesinin ardından saldırı gerçekleşti. Kaptan Machchhar, meslektaşının bu isteğini olağan dışı bulmadığını ve kendisine saygı göstererek arkasına bakmadığını kaydetti. Ancak birkaç dakika sonra başının arkasına ağır darbeler almaya devam ettiğini söyledi.
Uçağın Kontrolü Kayboldu, Yolcular Müdahale Etti
Saldırı sırasında başından ve kollarından ağır yaralanan Kaptan Machchhar’ın görüşü giderek bulanıklaştı. Darbeleri engellemeye çalışırken emniyet kemerini çözerek kendisini korumaya çalıştığını ve bir süre sonra çevresini yalnızca belirsiz şekiller halinde görebildiğini anlattı. BAE makamlarının soruşturmasına ilişkin haberlerde, saldırı sırasında uçağın kontrolünün ele geçirildiği ve hızla alçaldığı belirtildi. The National’ın haberine göre, uçak bir dakikadan kısa sürede yaklaşık 17 bin fit irtifa kaybetti. Machchhar, kokpit kapısına ulaşmaya çalışırken saldırının devam ettiğini, her hareketinde kan kaybettiğini ve zaman zaman bilincini yitirdiğini ifade etti.
Yaşadığı en korkutucu anlardan birinin uçak motorlarının sesindeki değişim olduğunu belirten Kaptan Machchhar, motor sesinin normal çalışma düzeyinden belirgin biçimde azaldığını duyduğunu ve aynı anda uçağın dik bir açıyla alçaldığını hissettiğini söyledi. Bu sırada hayatta kalamayabileceğini düşünse de, kokpit kapısını açmaya odaklandı. Birkaç kez kapıya ulaşmaya çalıştıktan sonra, sonunda kapının açıldığını ve kendisini kokpit ile kabin arasındaki bölümde yüzüstü yatarken bulduğunu aktardı. Kokpit kapısının açılmasının ardından uçaktaki yolcular ve kabin ekibi saldırgana müdahale etti. Kaptan Machchhar’ı kokpitten çıkaran yolcular ve kabin amirinin müdahalesini “mucize” olarak nitelendirdi. Uçakta yolcu olarak bulunan iki flydubai pilotu, uçağın kontrolünü devralarak hızla alçalan uçağı yeniden kontrol altına aldı. İsrailli diş hekimi Shota Musaev de yaralı kaptana ilk müdahaleyi yapanlar arasında yer aldı. Uçak, diğer pilotların kontrolü devralmasının ardından Suudi Arabistan’ın Tebük kentindeki havalimanına güvenli bir şekilde iniş yaptı. Olayda uçaktaki yolcular ve mürettebatın tamamı hayatta kaldı.
Soruşturma Sürüyor, Kaptan Kokpite Dönmek İstiyor
BAE makamlarının yürüttüğü soruşturmada, ikinci pilotun kokpitteki yangın baltasıyla kaptana saldırdığı ve uçağın kontrolünü ele geçirmeye çalıştığı iddiaları üzerinde duruluyor. Savcılık makamlarının olayı önceden planlanmış bir terör eylemi olarak değerlendirdiği bildirildi. Saldırının nedeni ve ikinci pilotun eylemi gerçekleştirmesine yol açan koşullara ilişkin soruşturma devam ediyor.
Ağır yaralanan Kaptan Machchhar’ın tedavisinin ardından ailesine kavuştuğu ve iyileşme sürecini sürdürdüğü belirtildi. Machchhar, yaşadıklarına rağmen havacılığa olan sevgisinin değişmediğini ve yeniden kokpite dönmek istediğini söyledi. Ayrıca, olayın havacılık güvenliği açısından önemli dersler içerebileceğini vurgulayarak, kokpitteki güvenlik uygulamalarının ve uçuş emniyeti prosedürlerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret etti.

