Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) havacılık otoriteleri ve adli makamları, 30 Eylül tarihinde flydubai'nin FZ1073 sefer sayılı Dubai-Tel Aviv uçuşunda yaşanan ve uçağın düşürülmeye çalışıldığı iddialarıyla gündeme gelen olaya ilişkin soruşturmasını genişletiyor. Son bilgilere göre, olayla bağlantılı olarak iki Maldivli ikinci pilotun BAE'de gözaltına alındığı bildirildi. Bu gelişme, soruşturmanın çok yönlü bir hal aldığını ve olası yeni bağlantıların araştırıldığını ortaya koyuyor.
Soruşturma Kapsamı Genişliyor: Maldivli Pilotlar Gözaltında
Maldivler merkezli yayın organları Adhadhu ve The Standard Maldives'in haberlerine göre, flydubai bünyesinde görev yapan iki Maldivli pilot, söz konusu olayla ilgili soruşturma çerçevesinde BAE'de gözaltına alındı. Maldivler'in BAE Büyükelçiliği, pilotların ailelerine gözaltı bilgisini iletti. İddialara göre, gözaltına alınan bu iki pilotun, olayın baş şüphelisi olarak gösterilen Umman vatandaşı ikinci pilot Hamam al-Hammami ile aynı havayolu şirketinde çalıştığı ve aynı konut binasında ikamet ettiği belirtiliyor. Ayrıca, bu pilotların daha önce İsrail seferlerinde görev yaptığı da öne sürülen bilgiler arasında yer alıyor.
Ancak, iki Maldivli pilotun saldırı planına doğrudan katıldığına dair kamuoyuna açıklanmış kesin bir kanıt bulunmuyor. BAE makamları da, pilotlara yöneltilmiş olası suçlamalar veya soruşturmadaki hukuki statüleri hakkında henüz ayrıntılı bir açıklama yapmadı. Bu durum, gözaltıların soruşturmanın genişletilmesi amacıyla yapıldığı ancak doğrudan bir suçlama anlamına gelmeyebileceği yorumlarına neden oluyor.
Ana Şüpheli ve Olayın Detayları
BAE Başsavcısı Hamad Saif Al Shamsi'nin 9 Ekim'de yaptığı açıklamaya göre, 29 yaşındaki Umman vatandaşı ikinci pilot Hamam al-Hammami, Dubai'den Tel Aviv'e giden Boeing 737 MAX tipi uçağı ele geçirerek İsrail'deki Ben Gurion Havalimanı'nın yolcu terminaline çarpmayı amaçlayan bir saldırı planlamakla suçlanıyor. BAE Savcılığı, şüphelinin ifadesinde planı tek başına hazırlayıp uygulamaya çalıştığını kabul ettiğini belirtmişti. Bununla birlikte, savcılık, olaya başka kişilerin karışıp karışmadığını ve şüphelinin olası bağlantılarını araştırmaya devam ettiğini de vurgulamıştı.
30 Eylül'de yaşanan olayda, ikinci pilot al-Hammami'nin kokpitte kaptan pilot Smit Machchhar'a acil durum baltasıyla saldırdığı iddia edilmişti. Kaptan pilotun saldırıya karşı koyması ve kabin ekibi ile yolcuların da müdahalesiyle uçağın kontrolü yeniden sağlanmıştı. Olayın ardından uçak, Suudi Arabistan'daki Tebük Havalimanı'na güvenli bir şekilde iniş yapmıştı. BAE Savcılığı, kaptan pilotun baş bölgesinden yaralandığını ve adli tıp raporunun yaralanmaların olayda kullanılan aletle uyumlu olduğunu doğrulamıştı. Soruşturma kapsamında al-Hammami'nin geçmişteki faaliyetleri, internet üzerinden eriştiği aşırılık yanlısı içerikler, saldırı hazırlıkları, işe alım süreci ile havacılık ve güvenlik kontrolleri de titizlikle inceleniyor.
Çok Boyutlu Soruşturma Devam Ediyor
Olayla ilgili soruşturma, uluslararası havacılık kuralları çerçevesinde iki ayrı koldan ilerliyor. Reuters'ın 7 Ekim tarihli haberine göre, Suudi Arabistan, uçuş emniyeti boyutunu incelemek üzere bir soruşturma başlatırken, ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB) de bu incelemeye temsilci atadı. BAE'de ise adli soruşturma, saldırı iddiasının yanı sıra şüphelinin motivasyonunu ve olası bağlantılarını derinlemesine araştırmayı sürdürüyor. İki Maldivli pilotun gözaltına alınmasıyla birlikte, BAE'deki adli soruşturmanın kapsamının daha da genişlediği ve olayın tüm yönlerinin aydınlatılmasına yönelik çabaların yoğunlaştığı görülüyor.


