İsrail, 30 Eylül tarihinde Dubai’den Tel Aviv’e gerçekleştirdiği FZ1073 sefer sayılı uçuşunda bir Flydubai Boeing 737 MAX 8 uçağında yaşandığı iddia edilen ciddi bir güvenlik olayının ardından, yabancı havayolu şirketlerinin uçuş ekiplerine yönelik güvenlik kurallarını önemli ölçüde sıkılaştırma kararı aldı. Bu yeni düzenleme, özellikle İsrail ile diplomatik ilişkisi bulunmayan ülkelerin vatandaşlığına sahip pilot ve kabin memurlarının İsrail’e yapılan veya İsrail hava sahasını kullanan uçuşlarda görevlendirilmesini kısıtlıyor. Sektörde geniş yankı uyandıran bu adım, uluslararası havacılıkta mürettebat güvenlik kontrollerinin kapsamını yeniden gündeme getirdi.
Yeni Kısıtlamaların Detayları ve Etkilenen Ülkeler
İsrail Ulaştırma Bakanlığı tarafından yabancı havayolu şirketlerine gönderilen yeni talimatlar doğrultusunda, İsrail ile diplomatik bağı olmayan ülkelerin vatandaşlığına sahip uçuş ekiplerinin İsrail’e yönelik seferlerde görevlendirilmesi engellenecek. Bu kısıtlama, aynı zamanda çifte vatandaşlık durumlarını da kapsıyor. ABD merkezli United Airlines’ın çalışanlarına yaptığı şirket içi bilgilendirmede belirtildiği üzere, söz konusu ülkelerden birinin vatandaşlığını ikinci pasaport olarak taşıyan personelin dahi İsrail uçuşlarında görev alamayacağı vurgulandı. Bu kapsamda, sadece ABD pasaportuna sahip olmak da tek başına bir istisna teşkil etmiyor.
Havacılık yayınlarında yer alan United Airlines bilgilendirmesine göre, bu kısıtlamadan etkilenecek 29 ülke şu şekilde sıralanıyor: Afganistan, Cezayir, Bangladeş, Brunei, Komorlar, Küba, Cibuti, Endonezya, İran, Irak, Kuveyt, Lübnan, Libya, Malezya, Maldivler, Mali, Moritanya, Nijer, Kuzey Kore, Umman, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Somali, Sudan, Suriye, Tunus, Venezuela ve Yemen. Kısıtlamanın, kişinin nerede doğduğu veya büyüdüğü yerine, doğrudan taşıdığı pasaporttaki vatandaşlık durumuna dayandığı ifade edildi. Ancak, kamuoyuna yansıyan bu listede bazı haber kaynaklarında farklı ülke sayıları belirtildiği için, uygulamanın nihai kapsamının İsrail makamlarının resmi açıklamalarıyla teyit edilmesi büyük önem taşıyor.
Flydubai Olayı: Güvenlik Protokollerini Tetikleyen Gelişme
Bu sıkılaştırma kararının temelinde, 30 Eylül’de yaşanan ve uluslararası havacılık camiasında geniş yankı uyandıran Flydubai FZ1073 sefer sayılı olay yatıyor. Birleşik Arap Emirlikleri Başsavcısı Hamad Saif el-Şemsi’nin açıklamalarına göre, Umman vatandaşı yardımcı pilot Hamam el-Hammami’nin uçuş sırasında kaptan pilot Smit Machchhar’a saldırdığı ve uçağı İsrail’deki Ben Gurion Havalimanı terminaline düşürmeyi amaçladığı iddia edildi. Kokpitte başlayan bu saldırının, yolcuların ve uçakta bulunan iki yedek pilotun hızlı müdahalesi sayesinde engellendiği belirtildi. Olayın ardından uçak, Suudi Arabistan’ın Tebük kentindeki havalimanına güvenli bir şekilde indirildi.
Reuters ve Associated Press’in soruşturma bilgilerine dayandırdığı haberlere göre, bu olayın ardından İsrail’de yabancı uçuş ekiplerine yönelik kontrollerin artırılması ve mevcut güvenlik prosedürlerinin yeniden değerlendirilmesi zorunluluk haline geldi. İsrail’in yeni uygulaması, uçuş ekiplerinin sadece çalıştıkları havayolu şirketinin iç kontrolleriyle değil, aynı zamanda sahip oldukları vatandaşlıklar ve bu bağlamdaki güvenlik riskleri çerçevesinde de değerlendirilmesini öngörüyor. Olayla ilgili soruşturma derinlemesine sürerken, yabancı havayolu şirketlerinin bu yeni ve kapsamlı güvenlik kuralları nedeniyle uçuş ekiplerinin görev dağılımında önemli değişikliklere gitmek zorunda kalabileceği öngörülüyor.

