Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Havalimanı'nda kısa süre önce hizmete giren 4. ana pistin operasyonel verimlilik ve çevresel faydalarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Uraloğlu, 18 Eylül 2026'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ilk kalkış müsaadesiyle devreye alınan pistin, 15 Ekim 2026 tarihine kadar geçen sürede 284 ton yakıt tasarrufu ve 897 ton karbondioksit emisyonu azaltımı sağladığını bildirdi. Bu veriler, havalimanının artan kapasitesiyle birlikte sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma yolunda atılan adımların somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
Operasyonel Esneklik ve Artan Kapasite
Bakan Uraloğlu'nun açıklamalarına göre, 18 Eylül ile 15 Ekim 2026 tarihleri arasında yeni 4. ana pistten toplam 1.738 kalkış gerçekleştirildi. Bu sayı, aynı dönemde İstanbul Havalimanı'ndan yapılan 22.118 kalkışın yaklaşık yüzde 7,9'una tekabül ediyor. Yeni pistin özellikle doğu yönündeki kalkışlar için alternatif bir imkan sunarak hava trafiğini önemli ölçüde rahatlattığı belirtildi. Bu durum, havalimanının genel operasyonel esnekliğini artırırken, yoğun trafik anlarında pilotlara ve hava trafik kontrolörlerine daha fazla seçenek sunuyor.
Rota Kısalmalarıyla Çevresel ve Ekonomik Kazanımlar
Yeni pistin devreye girmesiyle birlikte uçuş rotalarında yaşanan kısalmalar, hem çevresel hem de ekonomik açıdan önemli faydalar sağladı. Bakan Uraloğlu, 1.738 kalkışın 1.475'inde BARPE, IVGUS, VICEN ve RATVU gibi standart aletli kalkış rotalarının kullanıldığını vurguladı. Bu sayede, alternatif pist kullanımına kıyasla uçuş başına ortalama 15,2 deniz mili, toplamda ise 22.453 deniz mili rota kısalması elde edildi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın yakıt tüketimi ve emisyon referans katsayıları üzerinden yapılan hesaplamalar, bu rota kısalmalarının yaklaşık 284 ton yakıt tasarrufu ve 897 ton karbondioksit emisyonu azaltımıyla sonuçlandığını gösteriyor. Bu rakamlar, havacılık sektörünün karbon ayak izini azaltma çabaları açısından kayda değer bir ilerlemeye işaret ediyor.
İstanbul Havalimanı'nın yeni pisti, sadece kapasite artışı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda daha verimli ve çevre dostu operasyonlara imkan tanıyarak modern havacılık standartlarına uygunluğunu bir kez daha kanıtlamış oldu. Bu gelişmeler, Türkiye'nin havacılık altyapısının güçlenmesi ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılması açısından kritik bir rol oynuyor.


