Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı (RUH) çevresinde, 19 Eylül'ün erken saatlerinde yaşanan "düşmanca hava tehdidi" uyarısı ve ardından duyulan patlama sesleri, bölgedeki hava trafiğinde ciddi bir yoğunluğa ve uçuşlarda gecikmelere yol açtı. Çok sayıda sivil uçağın havalimanına iniş için holding paternine girdiği gözlemlendi.
Riyad Hava Sahasında Olağanüstü Durum
Hava trafik takip sistemlerinden elde edilen verilere göre, Royal Jordanian'a ait RJ738 sefer sayılı Airbus A320 tipi uçağın yanı sıra Türk Hava Yolları, Qatar Airways, flynas ve diğer havayolu şirketlerine ait uçaklar, Riyad çevresinde tur atarak iniş sırası beklemek zorunda kaldı. Bu yoğunluğun, hava sahasındaki geçici kısıtlamalar ve uçuşların kontrollü bir şekilde sıralanması ihtiyacından kaynaklandığı belirtiliyor.
Yaşanan hava trafiği yoğunluğunun temelinde, Suudi Arabistan makamlarının 19 Eylül sabahının erken saatlerinde başkent Riyad ve çevresi için yayımladığı "düşmanca hava tehdidi" uyarısı bulunuyor. Uyarının ardından şehirde patlama sesleri duyulduğu rapor edildi. Suudi Sivil Savunma Müdürlüğü, daha sonra tehlikenin atlatıldığını duyurdu. Ancak yetkililer, tehdidin kaynağına ilişkin herhangi bir detay paylaşmaktan kaçındı.
Uçuşlar Gecikmelerle Devam Ediyor
Olayın ardından Riyad hava sahasındaki uçuş operasyonlarının tamamen durdurulduğuna dair resmi bir açıklama yapılmazken, güncel uçuş verileri Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nda iniş ve kalkışların devam ettiğini gösteriyor. Bununla birlikte, özellikle flynas ve Saudia'ya ait bazı seferlerde planlanan saatlere göre gecikmeler yaşandığı 19 Eylül tarihli uçuş kayıtlarında açıkça görülüyor.
Havacılık otoriteleri ve havayolu şirketleri, hava trafiğinin önümüzdeki saatlerde güvenlik değerlendirmelerine bağlı olarak seyrinin değişebileceğini, bazı uçuşların daha fazla gecikme yaşayabileceğini veya gerektiğinde alternatif havalimanlarına yönlendirilebileceğini değerlendiriyor. Şu an itibarıyla Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nın tamamen kapatıldığına dair doğrulanmış resmi bir bilgi bulunmamaktadır. Sivil havacılık güvenliği açısından hassasiyetle takip edilen bu durum, bölgedeki operasyonel esnekliğin önemini bir kez daha ortaya koymuştur.


