Türk sivil havacılığının amiral gemisi Türk Hava Yolları (THY), İcra Kurulu'nun geç saatlerde tamamlanan toplantısının ardından önemli bir işten çıkarma kararı aldı. Şirketin "Hedef 12" olarak adlandırılan yeniden yapılanma programı çerçevesinde, çalışma koşullarında yapılması öngörülen değişiklikleri kabul etmeyen yaklaşık 100 çalışanın iş akitlerinin feshedileceği öğrenildi. Bu gelişme, havayolu sektöründe operasyonel verimlilik hedefleri ile çalışan hakları arasındaki dengeyi bir kez daha gündeme getirdi.
"Hedef 12" Programı Kapsamında Yeniden Yapılanma
THY yönetimi, 22 Eylül 2026 tarihinde çalışanlarına gönderdiği e-posta ile "Hedef 12" programı kapsamında hayata geçirilecek operasyonel düzenlemeleri ve çalışma koşullarındaki değişiklikleri duyurmuştu. Bu düzenlemeler, şirketin uzun vadeli stratejik hedefleri doğrultusunda verimliliği artırmayı amaçlıyordu. Sürecin tamamlanmasının ardından, söz konusu değişiklikleri onaylamayan personelin iş sözleşmelerinin feshedilmesi yönünde bir karar alındığı belirtildi.
Konuya ilişkin olarak THY, 24 Eylül 2026 tarihinde HAVA-İŞ Sendikası'na resmi bir bildirimde bulundu. Bu yazıda, "Hedef 12" programı çerçevesinde işletmesel ve organizasyonel düzenlemelere gidildiği ve çalışma koşullarındaki değişiklikleri kabul etmeyen çalışanlarla mevcut şartlar altında iş ilişkisinin sürdürülmesinin mümkün olmadığı ifade edildi. Fesih işlemlerinin 30 Eylül ile 31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilmesinin planlandığı bilgisi de sendikaya iletildi. HAVA-İŞ Sendikası'nın bu düzenlemelere itiraz etmesine rağmen, yapılan çalışan oylamasında değişikliklerin yüzde 99 gibi yüksek bir oranla kabul edildiği de kaynak bilgiler arasında yer aldı. Bildirimde, fesih işlemlerinden etkilenecek çalışan sayısının 100'den fazla olduğunun tespit edildiği de özellikle belirtildi.
Sendikal Faaliyet İddiaları ve HAVA-SEN Tartışmaları
İşten çıkarma kararlarının sadece "Hedef 12" programıyla sınırlı kalmadığı, şirket içinde yaşanan sendikal faaliyetlere ilişkin şikâyetlerin de İcra Kurulu gündemine geldiği öğrenildi. Edinilen bilgilere göre, bazı çalışanların sosyal medya platformları ve mesajlaşma grupları üzerinden HAVA-SEN Sendikası lehine propaganda yaptığı, ayrıca uçuş öncesi brifinglerde HAVA-SEN'e üye olmayan personele baskı uygulandığı yönünde şikâyetler bulunduğu iddia edildi. Bu iddialar üzerine bazı çalışanlardan savunma talep edildiği ve savunma süreçlerinin ardından ilgili personelin iş akitlerinin pazartesi günü itibarıyla sona erdirilmesine karar verildiği belirtildi. Önümüzdeki dönemde benzer baskı şikâyetlerinin artması ve yapılacak incelemeler sonucunda yeni kararlar alınması halinde, işten çıkarılan çalışan sayısının daha da yükselebileceği ifade ediliyor.
HAVA-SEN Sendikası'nın geçmişteki faaliyetleri de bu gelişmelerle birlikte yeniden tartışma konusu oldu. 2018 yılında pilotlar tarafından kurulan ve halen yaklaşık 7 bin üyesi bulunan HAVA-SEN'in, kendisine üye olmayan çalışanlara baskı uygulanmasını talep ettiği ve sendikanın bazı vaatlerinin çalışanlar arasında karşılık bulmadığı öne sürüldü. Sendikanın yakın zamanda THY iştiraklerinden Turkish Support Services (TSS) bünyesinde bir örgütlenme girişiminde bulunduğu ancak bu girişimin başarısızlıkla sonuçlandığı ve bu süreçte çok sayıda çalışanın iş sözleşmesinin feshedildiği iddia edildi. Geçmişte de THY yönetiminin HAVA-SEN'e yönelik mesafeli duruşu nedeniyle bazı çalışanların işten çıkarıldığı ileri sürüldü.
Öte yandan, halen MNG Havayolları'nda pilot olarak görev yapan HAVA-SEN Başkanı Seçim Seçkin Koçak hakkında da dikkat çekici bir iddia gündeme geldi. Koçak'ın, MNG Havayolları'nda ikinci pilot olarak görev yaparken haksız fesih iddiasıyla dava açmak isteyen bir pilota, şirkete karşı dava açmaması yönünde baskı yaptığı ve pilotun haklarını savunmak yerine işverenin yanında yer aldığı iddia edildi. THY yönetiminden son İcra Kurulu kararlarına ve işten çıkarılacak personelin kesin sayısına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

