Kanada merkezli havayolu şirketi WestJet, on yıldır süren ve binlerce kadın kabin ekibinin iş yerinde taciz iddialarını konu alan toplu davada önemli bir uzlaşmaya imza attı. British Columbia Yüksek Mahkemesi tarafından 10 Ağustos 2026 tarihinde onaylanan anlaşma kapsamında WestJet, davacılara toplam 4.5 milyon Kanada Doları (yaklaşık 3.2 milyon ABD Doları) ödemeyi kabul etti. Bu uzlaşma, havayolu sektöründe iş yeri kültürü ve çalışan hakları konusundaki hassasiyeti bir kez daha gündeme getirdi.
Davanın Arka Planı ve Hukuki Süreç
Dava, 2016 yılında eski kabin ekibi üyesi Mandalena Lewis tarafından açılmıştı. Lewis, 2010 yılında Hawaii'de bir konaklama sırasında bir pilot tarafından cinsel tacize uğradığını ve WestJet'in bu olayı bildirmesine rağmen gerekli soruşturmayı yapmadığını iddia etmişti. JFK Law LLP tarafından yayımlanan dava detaylarına göre, WestJet'in davayı reddetme veya başka bir mahkemeye taşıma yönündeki uzun süreli hukuki itirazlarına rağmen, toplu dava Nisan 2022'de British Columbia Temyiz Mahkemesi tarafından resmen onaylanmıştı.
Bu dava, sadece Lewis'in kişisel deneyimini değil, aynı zamanda WestJet'in ana operasyonlarında Nisan 2014 ile Şubat 2021 tarihleri arasında görev yapmış ve toplu davadan ayrılmamış binlerce kadın kabin ekibinin yaşadığı benzer taciz iddialarını da kapsıyordu.
Uzlaşmanın Detayları ve Sektöre Etkileri
On yıl süren bu hukuki mücadelenin ardından varılan uzlaşma, yaklaşık 3.452 uygun hak sahibine ulaşacak. Mahkeme belgelerine göre, yasal ücretler, harcamalar ve idari maliyetler düşüldükten sonra kalan fonlar, hak sahipleri arasında dağıtılacak ve her birine yaklaşık 470 Kanada Doları (yaklaşık 338 ABD Doları) ödenmesi bekleniyor. Bağımsız talep yöneticisi olarak atanan Deloitte LLP, çevrimiçi bir talep portalı hazırlıyor ve hak sahiplerine talep göndermeleri için üç aylık bir süre tanınacak.
Parasal tazminatın ötesinde, uzlaşma anlaşması WestJet için önemli taahhütler de içeriyor. JFK Law LLP'nin belirttiğine göre, havayolu şirketinin iş yerindeki taciz vakalarının yaygınlığını, eksik bildirimlerin boyutunu ve taciz bildirim ile yanıt sistemlerinin nasıl iyileştirilebileceğini inceleyecek bağımsız bir iş yeri değerlendirmesi yaptırması gerekiyor. WestJet, bu değerlendirmenin bulgularının özetini çalışanlarıyla paylaşmayı kabul etti.
Ancak, anlaşma WestJet tarafından herhangi bir yanlış yapıldığının kabulünü içermiyor ve kabin ekipleri için zorunlu taciz karşıtı eğitim dayatmıyor. Temsilci davacı Lewis, nihai şartların mağdurlar için tam adaleti sağlamakta yetersiz kaldığını belirtse de, mahkeme uzlaşmayı adil, makul ve toplu davanın menfaatine uygun bulduğunu açıkladı. Bu uzlaşma, havacılık sektöründeki şirketlerin iş yerinde tacizle mücadele ve çalışan güvenliği konularında daha proaktif adımlar atması gerektiği yönündeki beklentileri güçlendiriyor. Havayolu şirketlerinin, sadece yasal yükümlülüklerini yerine getirmekle kalmayıp, aynı zamanda şeffaf ve destekleyici bir çalışma ortamı sağlamak için sistemlerini sürekli gözden geçirmeleri gerektiği bir kez daha ortaya konmuş oldu.

