ABD yönetimi, Rusya'nın önde gelen havayolu şirketleri Aeroflot, Utair ve Azur Air'e yönelik ihracat ayrıcalıklarının geçici olarak askıya alınması kararını bir yıl daha uzattı. Bu gelişme, ABD Ticaret Bakanlığı Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS) tarafından alınan ve küresel havacılık sektöründe yakından takip edilen bir dizi kısıtlamanın devam edeceğini gösteriyor.
Kısıtlamaların Kapsamı ve Süreci
ABD Ticaret Bakanlığı'na bağlı Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS) tarafından onaylanan kararlar uyarınca, söz konusu üç Rus havayolu şirketinin ABD ihracat mevzuatı kapsamındaki belirli ürün, teknoloji ve hizmetlere erişimi ve bunlarla bağlantılı ihracat işlemleri bir yıl daha sınırlandırılmış oldu. Bu "Geçici İhracat Ayrıcalıklarının Reddi" (Temporary Denial of Export Privileges) kararları, şirketlerin operasyonel sürekliliği ve filo bakımı için kritik önem taşıyan ABD menşeli yedek parça, yazılım ve teknik destek gibi unsurlara erişimini engelliyor. Kararların, ABD Ticaret Bakanlığı İhracat Uygulama Müsteşar Yardımcısı David Peters tarafından onaylandığı ve Peters'ın halen bu görevini sürdürdüğü belirtildi.
Havacılık Sektörüne Etkileri ve Arka Plan
ABD'nin bu havayolu şirketlerine yönelik ihracat kısıtlamaları ilk olarak 2022 yılında uygulamaya konulmuştu. Federal Register kayıtlarına göre, Aeroflot, Utair ve Azur Air'e yönelik bu geçici ret kararları, o tarihten bu yana her yıl düzenli olarak uzatıldı. Son uzatma kararıyla birlikte, bu kısıtlamaların bir yıl daha yürürlükte kalması bekleniyor. ABD makamları, önceki Federal Register kararlarında bu kısıtlamaların temel gerekçesini güvenlik endişeleri ve ABD ihracat mevzuatının ihlal edilmesinin önlenmesi olarak açıklamıştı. Bu durum, özellikle Rusya-Ukrayna savaşı sonrası dönemde, Rus sivil havacılık sektörünün uluslararası tedarik zincirlerinden izole edilmesine yönelik Batılı ülkelerin uyguladığı geniş kapsamlı yaptırımların bir parçası olarak değerlendiriliyor. Havayolu şirketlerinin, filolarındaki ABD menşeli uçakların bakım ve onarımı için gerekli olan parça ve teknolojilere erişiminin engellenmesi, uzun vadede operasyonel sürdürülebilirliklerini zorlayıcı bir faktör olmaya devam ediyor.

