ABD Ulaştırma Güvenliği İdaresi (TSA), ülkedeki bazı havalimanlarında yolcu güvenlik kontrollerinin özel şirketler tarafından yürütülmesini öngören "Screening Partnership Program (SPP)" modelini genişletiyor. Kurum, bu sistemin üzerine inşa edilen yeni "TSA Gold+" programı kapsamında üç havalimanının daha özel güvenlik hizmetine geçeceğini duyurdu. Bu adım, havacılık güvenliğinde operasyonel verimliliği artırma hedefiyle atılırken, sendikaların kamu güvenliği ve istihdam endişeleriyle karşılaşıyor.
Özel Güvenlik Modeli Üç Yeni Havalimanına Yayılıyor
TSA tarafından yapılan açıklamaya göre, yeni uygulama ilk etapta Florida'daki Tampa Uluslararası Havalimanı, Güney Carolina'daki Charleston Uluslararası Havalimanı ve Iowa'daki Des Moines Uluslararası Havalimanı olmak üzere üç önemli merkezde hayata geçirilecek. Bu havalimanları, TSA denetiminde özel şirketler tarafından yürütülen güvenlik taraması hizmetlerinin sunulduğu mevcut yaklaşık 20 ABD havalimanı arasına katılacak. Halihazırda Atlantic City ve San Francisco Uluslararası Havalimanı gibi önemli merkezlerde de özel güvenlik şirketleri görev yapıyor.
TSA, Gold+ programını "havacılık güvenliğinin geleceği" olarak tanımlıyor. Kurum, bu yeni model sayesinde özel güvenlik şirketlerinin sadece yolcu ve bagaj taraması yapmakla kalmayıp, kendi ileri teknolojilerini de kullanabileceğini belirtiyor. Bu yaklaşımın, güvenlik noktalarındaki operasyonel yükü azaltarak süreçleri hızlandırması ve genel verimliliği artırması hedefleniyor. Ayrıca, TSA yetkilileri, programın federal hükümetin olası kapanmaları sırasında güvenlik hizmetlerinin kesintisiz sürdürülmesini sağlayacağını ve havalimanlarına operasyonel esneklik kazandıracağını vurguluyor.
Tampa Uluslararası Havalimanı yönetimi, federal bütçe krizlerinden kaynaklanan operasyonel aksaklıkların azalmasını ve yeni güvenlik teknolojilerinin daha kolay entegrasyonunu beklerken, yeni terminalini gelecek yıl hizmete açmaya hazırlanan Des Moines Uluslararası Havalimanı yönetimi ise uygulamanın yolcuların güvenlik kontrolünden daha hızlı geçişine katkı sağlayacağını ifade etti. Charleston Uluslararası Havalimanı yönetimi de güvenlik standartlarının belirlenmesi, denetimler ve federal havacılık güvenliği kurallarına uyumun TSA tarafından sürdürüleceğinin altını çizdi.
Sendikalardan Tepki: Kamu Güvenliği ve İstihdam Endişesi
Ancak, bu genişleme çalışan sendikalarının sert tepkisiyle karşılandı. Yaklaşık 50 bin TSA görevlisini temsil eden Amerikan Hükümet Çalışanları Federasyonu (AFGE), Gold+ programının kamu güvenliğini riske atabileceği ve federal güvenlik personelinin yerini özel şirket çalışanlarının almasına yol açabileceği uyarısında bulundu.
AFGE Başkanı Everett Kelley, programın 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından oluşturulan havacılık güvenlik sisteminde önemli bir değişiklik anlamına geldiğini belirterek, bu ölçekteki kararların Kongre, havalimanı yönetimleri, çalışanlar ve kamuoyunun görüşü alınmadan uygulanmaması gerektiğini savundu. Sendika ayrıca, ABD yönetiminin 2027 bütçe teklifinde yaklaşık 8 bin 400 TSA personelinin görevden çıkarılmasının öngörüldüğünü ve bu kadroların özel yükleniciler tarafından doldurulabileceğini ileri sürdü.
TSA ise bu endişelere karşılık, Gold+ programının güvenlik standartlarında herhangi bir düşüşe neden olmayacağını kesin bir dille vurguladı. Kurum, mevcut TSA personeline özel yüklenici firmalarda öncelikli istihdam hakkı tanınacağını, ayrıca ücret ve sosyal haklarının da korunacağını bildirdi. Bu açıklama, sendikaların dile getirdiği istihdam kaygılarını gidermeye yönelik bir güvence olarak değerlendiriliyor.


