2023 yılında bir alt mahkeme tarafından beraat ettirilen iki şirket, savcıların itirazı üzerine yeniden hakim karşısına çıkmıştı. Temyiz mahkemesi, 17 yıl süren uzun hukuk mücadelesinin ardından her iki şirkete de yasaların öngördüğü en üst sınır olan 225.000 Euro para cezası verdi.
Şirketlerin küresel gelirleri göz önüne alındığında sembolik kalan bu ceza, kurbanların aileleri tarafından adalet arayışında önemli ve resmi bir kabul olarak değerlendirildi.
Kazanın Teknik Arka Planı: Buzlanan Pitot Tüpleri ve "Stall" Çıkmazı
Airbus A330 tipi uçağın okyanusun karanlık sularına gömüldüğü trajedinin temelinde, uçağın hava hızını ölçen "pitot tüplerinin" fırtına hücresi içinde buzlanması yatıyordu. Hız göstergelerindeki tutarsızlıklar nedeniyle otopilotun devreden çıkmasının ardından, kokpit ekibinin acil durumu yönetirken verdiği hatalı tepkiler uçağı kurtarılamaz bir aerodinamik "stall" (tutunma kaybı) pozisyonuna sokmuştu.
Savcılık makamı, davanın odak noktasını yalnızca kokpitteki pilotaj hatalarına değil; Air France'ın kokpit ekiplerine sunduğu yetersiz eğitim prosedürlerine ve uçak üreticisi Airbus'ın daha önce yaşanan benzer pitot tüpü ve sensör arızalarını yeterince ciddiye alarak önlem almamasına dayandırdı.
Her iki şirketin de temyiz mahkemesinin verdiği bu kararı Fransa Yargıtay'ına taşıyarak hukuki süreci sürdürmesi bekleniyor.

