ABD merkezli havayolu devi American Airlines’a ait bir uçuşta görevli dört kabin görevlisi, yolculara servis edilmeyen ve uçakta kalan yemekleri tükettikten sonra rahatsızlık yaşadı. Olay, 4 Ekim tarihinde İtalya’nın başkenti Roma’daki Fiumicino Havalimanı’na gerçekleştirilen bir konumlandırma uçuşunun ardından meydana geldi ve havacılık sektöründe uçak içi ikramların güvenliği konusunda dikkatleri yeniden çekti.
Konumlandırma Uçuşu ve Olayın Gelişimi
Edinilen bilgilere göre, American Airlines’ın 3 Ekim’de iptal edilen AA239 seferi sonrasında, şirketin N786AN tescilli Boeing 777-200ER tipi geniş gövde uçağı, tarifeli operasyonlarda kullanılmak üzere ABD’den Roma’ya bir konumlandırma uçuşu gerçekleştirdi. Uçak, 4 Ekim günü UTC ile 05.07’de Roma Fiumicino Havalimanı’na iniş yaptı. İnişten yaklaşık bir saat sonra, kokpit ekibi şirket operasyon merkezine bir bildirimde bulunarak, uçakta görevli dört kabin görevlisinin rahatsızlandığını iletti.
İlk tespitlere göre, kabin görevlileri Atlantik Okyanusu üzerindeki uçuş sırasında yolculara sunulmayan ve uçakta kalan yiyecekleri tükettikten kısa bir süre sonra kendilerini iyi hissetmemeye başladı. Bu durum, olayın potansiyel olarak gıda kaynaklı olabileceği şüphesini güçlendirdi. Ancak rahatsızlığın kesin nedeni ve gıda ile bağlantısı hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı ve ayrıntılar netlik kazanmış değil.
Operasyonlar Devam Etti, Soru İşaretleri Kaldı
Yaşanan bu mürettebat rahatsızlığına rağmen, Boeing 777-200ER tipi uçağın operasyonları durdurulmadı. Söz konusu uçak, olaydan bir gün sonra, 5 Ekim tarihinde Roma’dan American Airlines’ın AA9601 sefer sayılı uçuşuyla Dallas-Fort Worth’a sorunsuz bir şekilde hareket etti. Olayda yolcuların etkilenip etkilenmediğine dair herhangi bir bilgi paylaşılmazken, rahatsızlanan kabin görevlilerinin sağlık durumlarına ilişkin de detay verilmedi.
Bu olay, özellikle uzun menzilli uçuşlarda kalan ve yeniden tüketilen yiyeceklerin güvenliği hususunda havacılık otoriteleri ve havayolları için önemli bir uyarı niteliği taşıyor. Uçak içi ikram tedarik zinciri ve saklama koşullarının, mürettebat ve yolcu sağlığı açısından kritik önemi bir kez daha gözler önüne serildi. Soruşturmanın tamamlanmasıyla birlikte, gıda güvenliği protokollerinde olası güncellemelerin gündeme gelebileceği tahmin ediliyor.


