ABD'nin önde gelen taşıyıcılarından American Airlines, kabin memurları için Nisan ayında devreye aldığı yeni performans değerlendirme sistemi 'Me@Work' ile sektörde geniş yankı uyandırdı. Çalışanların kapsamlı bir şekilde izlendiği ve performanslarının detaylı kriterlerle puanlandığı bu sistem, American Airlines Kabin Memurları Meslek Birliği (Association of Professional Flight Attendants-APFA) tarafından sert eleştirilerle karşılandı.
Şirketin 'Me@Work' adını verdiği platformun, kabin memurlarına ait bir yıllık verileri analiz ederek her çalışan için bireysel performans puanı oluşturduğu bildirildi. Bu puanlama sistemi, yolcu memnuniyeti anketlerinden Microsoft Teams kullanımına kadar geniş bir yelpazede veri topluyor ve değerlendiriyor.
Kabin Memurları Sendikasından Sert Tepki
APFA, performans puanlamasında dikkate alınan kriterlerin çeşitliliğine dikkat çekerek uygulamaya tepki gösterdi. Birliğe göre, yolcu geri bildirimleri, devamlılık durumu, operasyonel performans, kabin ekibinden kaynaklanan gecikmeler, şirket prosedürlerine uyum, elektronik uçuş çantası (Electronic Flight Bag-EFB) kullanımı ve olay raporlarının sisteme girilme süresi gibi birçok faktör değerlendirmeye alınıyor.
Sendika, değerlendirmede kullanılan birçok kriterin kabin memurlarının doğrudan kontrolünde olmadığını savunuyor. APFA, düşük yolcu memnuniyeti puanlarının her zaman kabin ekibinin performansını yansıtmadığını, zira gecikmeler, internet bağlantısı sorunları, ikram hizmetlerindeki aksaklıklar veya uçak temizliği gibi unsurların sonuçları etkileyebileceğini vurguladı. Ayrıca, 'operasyonel katkı' puanının nasıl hesaplandığının çalışanlara yeterince açıklanmadığı ve sistem genelindeki aksaklıkların bireysel puanları olumsuz etkileyebileceği belirtildi.
Şeffaflık Talebi ve Yasal Boyut
APFA, American Airlines yönetiminden sistemin çalışma prensipleri, kullanılan veri kaynakları ve puanlama yöntemleri hakkında daha fazla şeffaflık talep etti. Sendika, kabin memurlarının kendi performans kayıtlarını inceleyebilmesi, yanlış veya eksik bilgilerin düzeltilmesini isteyebilmesi ve değerlendirmelere itiraz edebilmesi gerektiğini güçlü bir şekilde ifade etti.
Bu tartışma, çalışan verilerinin korunmasına yönelik güçlü düzenlemelere sahip Kaliforniya eyaletinde daha geniş yankı buldu. Kaliforniya Tüketici Gizliliği Yasası (CCPA) ve Kaliforniya Gizlilik Hakları Yasası (CPRA) kapsamında çalışanların, kendileri hakkında hangi kişisel verilerin toplandığını öğrenme, bu verilerin nasıl kullanıldığını görme ve hatalı bilgilerin düzeltilmesini talep etme hakları bulunuyor.
American Airlines ise 'Me@Work' platformunun çalışanları cezalandırmak amacıyla değil, performans gelişimini desteklemek ve çalışanların kendi durumlarını takip edebilmesini sağlamak amacıyla oluşturulduğunu açıkladı. Şirket, uygulamanın mevcut gizlilik düzenlemelerine uygun şekilde yürütüldüğünü savunuyor.
Öte yandan, American Airlines'ın rekor gelir açıklamasına rağmen kârlılıkta ciddi bir düşüş yaşadığı biliniyor. Şirketin ikinci çeyrek geliri yıllık bazda yüzde 16,3 artarak 16,74 milyar dolara yükselirken, net kârı yüzde 88 azalarak 71 milyon dolara geriledi. Artan yakıt maliyetlerinin şirketin finansal sonuçlarını olumsuz etkilediği belirtilirken, American Airlines 2026 yılı kâr beklentisini aşağı yönlü revize etti. Bu açıklamanın ardından şirket hisselerinde yaklaşık yüzde 8 değer kaybı yaşanmıştı. Bu finansal baskının, şirketin operasyonel verimlilik arayışlarını hızlandırdığı düşünülüyor.


