Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye'nin havacılık sektöründeki stratejik önemini bir kez daha vurgulayan kritik bir açıklamada bulundu. Bakan Uraloğlu, İstanbul Havalimanı'nın operasyonel kapasitesini önemli ölçüde artıracak olan dördüncü pistinin, 18 Eylül tarihinde resmen hizmete açılacağını duyurdu. Bu önemli gelişme, Bakanlıkta Türk Hava Yolları (THY) yöneticileriyle gerçekleştirilen kapsamlı bir istişare toplantısının ardından kamuoyuyla paylaşıldı.
İstanbul Havalimanı'nın Dördüncü Pisti İçin Son Hazırlıklar Değerlendirildi
Bakan Uraloğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Türk Hava Yolları'nın üst düzey yönetim kadrosunu Bakanlıkta ağırladığını belirtti. Toplantıya katılan isimler arasında THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Murat Şeker, THY Genel Müdürü, Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Üyesi Ahmet Olmuştur, THY Genel Müdür Yardımcısı, Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Üyesi Metin Gülşen, Türk havacılığının yükselen değeri AJet'in Genel Müdürü Kerem Sarp ve bakım-onarım alanında kritik rol oynayan THY Teknik'in Genel Müdürü Mikail Akbulut yer aldı. Bu geniş katılımlı zirvenin ana gündem maddelerinden biri, 18 Eylül'de açılışı planlanan İstanbul Havalimanı'nın dördüncü pistinin hizmete giriş hazırlıkları oldu. Görüşmede, pistin operasyonel hale gelmesi için yapılan çalışmalar ve son durum değerlendirildi. Ayrıca, Türk sivil havacılık sektöründeki güncel gelişmeler de detaylı bir şekilde ele alındı.
Sektörün Güçlendirilmesi ve Yolcu Konforu Odak Noktası
Bakan Uraloğlu, toplantı sonrası yaptığı değerlendirmede, havacılık sektörünün sürekli olarak güçlendirilmesi ve yolcular için daha güvenli ve konforlu bir ulaşım ağının oluşturulması amacıyla ortak akılla hareket etmeye devam edeceklerini ifade etti. Türkiye'nin küresel havacılık arenasında sahip olduğu stratejik konumu pekiştirecek adımların atılmaya devam edeceğinin altını çizen Bakan, sektörün gelişimine yönelik çalışmaların aralıksız sürdürüleceğini kaydetti. İstanbul Havalimanı'nın dördüncü pistinin devreye girmesiyle birlikte, havalimanının hava trafik yönetiminde daha fazla esneklik kazanması, iniş-kalkış kapasitesinin artması ve olası gecikmelerin minimize edilmesi gibi önemli faydalar sağlaması bekleniyor. Bu gelişme, Türkiye'nin havacılık altyapısının güçlenmesi ve bölgesel bir hub olarak konumunun daha da sağlamlaşması açısından büyük önem taşıyor.


