Suriye'nin doğusunda yer alan stratejik öneme sahip Deyr ez-Zor Havalimanı, yaklaşık 14 yıllık bir aranın ardından sivil hava trafiğine yeniden açılarak havacılık sektöründe dikkat çeken bir gelişmeye imza attı. Havalimanı, bu sabah Şam Uluslararası Havalimanı'ndan gelen ilk iç hat seferini başarıyla kabul etti. Bu yeniden açılış, ülkenin iç hava ulaşım ağının genişletilmesi ve doğu bölgelerine erişimin kolaylaştırılması açısından kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
İlk Uçuş ve Gelecek Planları
Deyr ez-Zor Havalimanı'na iniş yapan ilk sivil uçuş, Suriye'nin ulusal havayolu şirketi Syrian Air'e ait YK-AKH tescilli bir Airbus A320 tipi uçakla gerçekleştirildi. Şam'dan kalkan bu sefer, Deyr ez-Zor ile başkent arasındaki düzenli iç hat bağlantısının yeniden tesis edilmesi adına sembolik bir başlangıç oldu. Ancak havalimanının sadece iç hat seferlerine hizmet vermesi planlanmıyor. Kuveyt merkezli havayolu şirketi Jazeera Airways'in de 8 Ağustos tarihinde Kuveyt-Deyr ez-Zor hattında ilk uluslararası seferini icra etmeye hazırlandığı bilgisi, bölgedeki hava trafiğinin canlanacağına dair güçlü sinyaller veriyor.
Uzun Süreli Kapalı Kalma ve Rehabilitasyon Süreci
Irak sınırına yaklaşık 140 kilometre mesafede konumlanan Deyr ez-Zor Havalimanı, ülkedeki çatışmalar nedeniyle uzun yıllar boyunca sivil hava trafiğine kapalı kalmıştı. 2012 yılından itibaren askeri amaçlarla kullanılan havalimanının tesisleri, çatışmalar sırasında ciddi hasar gördü. Pist ve hava trafik kontrol kulesi de dahil olmak üzere altyapının yaklaşık yüzde 80'inin zarar gördüğü belirtilen havalimanında, kapsamlı bir rehabilitasyon süreci yürütüldü. Bu çalışmalar kapsamında, havalimanının sivil havacılık faaliyetlerine uygun hale getirilmesinin yanı sıra, askeri tahkimatların da kaldırıldığı ifade edildi. Bu titiz restorasyon süreci, havalimanının uluslararası sivil havacılık standartlarına yeniden kavuşturulmasını sağladı.
Deyr ez-Zor Havalimanı'nın yeniden faaliyete geçmesi, Suriye'nin doğusundaki bölgeler için ekonomik ve sosyal kalkınmaya katkı sağlaması beklenirken, aynı zamanda ülkenin genel hava ulaşım kapasitesini artırma hedefine de hizmet ediyor. Bu gelişme, bölgesel bağlantıların güçlendirilmesi ve havacılık sektörünün yeniden yapılanması yolunda atılmış önemli bir adım olarak kayıtlara geçiyor.


