Rusya'nın önde gelen enerji şirketlerinden Gazprom Neft ile ülkenin ulusal havayolu taşıyıcısı Aeroflot, sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF) alanında stratejik bir işbirliğine imza attı. St. Petersburg'da düzenlenen RuCORS Uluslararası Havacılık Yakıtları Forumu'nda imzalanan anlaşma, Rusya'da düşük karbon ayak izine sahip havacılık yakıtlarının üretimini, kullanımını ve uluslararası standartlara uygun sertifikasyon süreçlerini geliştirmeyi hedefliyor. Bu hamle, küresel havacılık sektörünün karbon emisyonlarını azaltma yönündeki taahhütlerine Rusya'nın da aktif katılımını simgeliyor.
SAF Üretimi ve Kullanımı İçin Kapsamlı Yol Haritası
İşbirliği anlaşması, SAF üretimi ve kullanımına yönelik kapsamlı bir yol haritası oluşturulmasını öngörüyor. Taraflar, hammaddenin temininden uçağın yakıt tankına dolumuna kadar uzanan tüm süreçte bir kaynak ve ekonomik model geliştirecek. Ayrıca, düşük karbonlu yakıta kademeli geçiş için bir yol haritası hazırlanacak. Bu planın ilk aşamasında, yurt dışındaki havalimanlarında pilot yakıt ikmallerinin gerçekleştirilmesi ve ardından SAF'ın uluslararası uçuşlarda düzenli kullanımının değerlendirilmesi yer alıyor. Anlaşma kapsamında, Rusya'da düşük karbonlu havacılık yakıtı üretimi için devlet destekleri ve finansman kaynakları da masaya yatırılacak.
Gazprom Neft Ticari Departmanı Direktörü Levan Kadagidze, sürdürülebilir havacılık yakıtı alanında artık tekil teknolojik projelerden ziyade, tam teşekküllü bir pazarın oluşturulması gerektiğini vurguladı. Kadagidze, Aeroflot ile yapılan bu işbirliğinin, Rusya'da sürdürülebilir havacılık yakıtının endüstriyel üretimine geçiş için gerekli uygulama adımlarının belirlenmesine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Aeroflot İş Analizi ve Stratejik Gelişim Departmanı Direktörü Viktor Kuzmin ise yeni nesil havacılık yakıtlarına geçişin uzun soluklu bir süreç olduğunu belirterek, şirketin yakıtın özelliklerini, erişilebilirliğini ve mevcut uçuş ağına entegrasyonunu önceden planlaması gerektiğini kaydetti. Kuzmin, bu anlaşmanın Rusya'daki hava taşımacılığında SAF ve düşük karbonlu havacılık yakıtlarının (LCAF) kullanım potansiyelini değerlendirmek için sağlam bir temel oluşturacağını ekledi.
Rusya'nın İlk Yerli SAF Yakıtı ve Küresel Hedefler
Gazprom Neft, bu işbirliğinden önce de SAF geliştirme konusunda önemli adımlar atmıştı. Şirket, 2026 yılının başında geri dönüştürülmüş kızartma yağı gibi yenilenebilir organik hammaddeler kullanılarak geliştirilen, düşük karbon ayak izine sahip ilk yerli SAF yakıtını başarıyla test ettiğini duyurmuştu. Karmaşık esterler ve yağ asitlerinin sentezine dayanan teknolojiyle üretilen bu yakıt, çalışan bir jet motorunda kalkış, seyir ve yaklaşma koşullarını temsil eden çeşitli çalışma modlarında denenmişti.
Sürdürülebilir havacılık yakıtları, geleneksel jet yakıtına kıyasla yaşam döngüsü boyunca sera gazı emisyonlarının azaltılması için kritik bir çözüm olarak kabul ediliyor. Gazprom Neft'in geliştirdiği SAF'ın da geleneksel havacılık yakıtına göre emisyonları önemli ölçüde azaltma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından yürütülen CORSIA sistemi kapsamında, 2027 yılından itibaren uluslararası havacılık emisyonlarına ilişkin yükümlülüklerin ikinci aşamasına geçilmesi bekleniyor. Bu bağlamda, SAF kullanımı havayollarının emisyon hedeflerine ulaşmasında kilit bir araç olarak öne çıkıyor ve Gazprom Neft ile Aeroflot arasındaki bu işbirliği, Rusya'nın bu küresel çabalara entegrasyonunu hızlandıracak bir adım olarak değerlendiriliyor.


