İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Meydan Otoritesi (HEAŞ) Genel Müdürü Faruk Kacır, 4 Eylül'de yayımladığı bir değerlendirmede, havalimanlarının günümüz dünyasında yalnızca birer ulaşım merkezi olmaktan çıkarak ülkelerin stratejik gücünü destekleyen kritik altyapılar haline geldiğini vurguladı. Kacır, değişen jeopolitik dengeler ve küresel rekabetin getirdiği yeni boyutlarla birlikte havacılık altyapılarının öneminin arttığına dikkat çekti.
Havalimanlarının Değişen Rolü ve Stratejik Önemi
Dünyanın güç dengelerinin yeniden tanımlandığı, jeopolitik krizlerin ve küresel rekabetin farklı boyutlar kazandığı bir dönemden geçildiğini belirten Kacır, mücadelenin artık sadece askeri sahada değil, lojistik, teknoloji, kritik altyapılar ve havacılık gibi alanlarda da şekillendiğini ifade etti. Bu bağlamda, ülkelerin operasyonel direnci, kriz yönetimi kabiliyeti ve kesintisiz hareket yeteneği açısından altyapıların kritik bir öneme sahip olduğunu kaydetti.
Kacır, havalimanlarının bu kritik altyapılar arasında özel bir konuma sahip olduğunu belirterek, "Havalimanları artık sadece birer ulaşım merkezi değil, milletlerin stratejik kalesi, dış dünyaya açılan kapısı ve milli egemenliğin teminatıdır" değerlendirmesinde bulundu. Değişen jeopolitik ortamda havalimanlarının küresel ticaret ve enerji yollarını birbirine bağlayan hızlı ulaşım noktaları haline geldiğini dile getiren HEAŞ Genel Müdürü, bu tesislerin kriz dönemlerinde kesintisiz lojistik ve operasyonel kabiliyet sağlayan merkezler olarak önem kazandığını vurguladı. Ayrıca havalimanlarının istihbarat ve güvenlik ekosisteminin de ayrılmaz bir parçası haline geldiğini, kritik altyapıların teknolojik bağımsızlığı ve dayanıklılığının ulusal güvenlik açısından öncelikli konular arasında yer aldığını sözlerine ekledi.
Sabiha Gökçen'in Stratejik Konumlandırması
HEAŞ olarak Savunma Sanayii Başkanlığı'nın vizyonu doğrultusunda bu stratejik sorumluluğun merkezinde yer aldıklarını ifade eden Faruk Kacır, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın Türkiye'nin küresel havacılıktaki önemli noktalarından biri olduğunu belirtti. Kacır, havalimanının yerli ve milli teknolojik altyapı, yüksek dirençli pist yönetimi ve hem sivil hem de stratejik lojistiğe yönelik operasyonel kabiliyetlerle her türlü senaryoya hazır tutulduğunu bildirdi.
Olağanüstü dönemlerde lojistik köprü rolü üstlenmenin yanı sıra, kesintisiz hava trafiğini sağlayacak teknik yetkinliğe sahip olduklarını aktaran Kacır, Sabiha Gökçen'i 'her koşulda ayakta kalan ve hizmet veren stratejik bir merkez' olarak konumlandırdıklarını ifade etti. Milli savunma ve havacılık ekosistemiyle koordinasyon içerisinde Türkiye'nin stratejik gücünü destekleyecek altyapıların geliştirilmeye devam edeceğini belirten Kacır, ülkenin yeni dünya düzenindeki sınamalara altyapısı, hazırlığı ve milli iradesiyle güçlü bir şekilde hazır olduğunu vurgulayarak sözlerini tamamladı.
