Londra Heathrow Havalimanı'nın uzun zamandır beklenen üçüncü pist projesinin hizmete giriş takviminde önemli bir değişiklik yaşandı. Havalimanı yönetimi tarafından İngiliz hükümetine yapılan bildirimle, projenin daha önce hedeflenen 2035 yılı yerine 2039'da faaliyete geçebileceği belirtildi. Bu durum, havalimanının kapasite artışı hedeflerinde yaklaşık dört yıllık bir gecikmeye işaret ediyor ve İngiltere'nin en işlek havalimanının gelecekteki büyüme stratejileri üzerinde etkili olacak.
Planlama Sürecinde Yeni Gecikme
İngiliz basınında yer alan bilgilere göre, Heathrow yönetimi, projenin karmaşık yapısı ve gerektirdiği kapsamlı süreçler nedeniyle 2035 takvimine yetişmenin mümkün olmadığını hükümete iletti. Bu açıklama, Kasım 2025'te İngiltere hükümetinin üçüncü pist önerisini genişleme planının temeli olarak belirleyip, yeni pistin 2035'te faaliyete geçebilmesi için planlama sürecini hızlandıracağını duyurmasının ardından geldi. Hükümet, Haziran 2026'da Heathrow'un genişletilmesine yönelik yeni Ulusal Politika Bildirisi taslağını kamuoyunun görüşüne açmış olsa da, bu taslak yalnızca gelecekteki planlama ve izin süreçlerinin zeminini oluşturuyor ve tek başına bir inşaat izni niteliği taşımıyor. Havalimanı yönetimi ise halen projenin ön başvuru aşamasında bulunuyor ve 2026 yılının ilerleyen dönemlerinde yeni bir kamuoyu istişaresi gerçekleştirmeyi planlıyor. Bu durum, projenin onay ve inşaat süreçlerinin beklenenden daha uzun süreceğini gösteriyor.
Kapasite Artışı ve Kapsamlı Proje Detayları
Heathrow Havalimanı'nın mevcut genişleme planı, havalimanının kuzeybatı bölgesine yaklaşık 3 bin 500 metre uzunluğunda modern bir pistin inşasını öngörüyor. Bu stratejik yatırımın tamamlanmasıyla birlikte, havalimanının yıllık uçuş kapasitesinin mevcut durumuna ek olarak yaklaşık 276 bin artarak toplamda 756 bine ulaşması hedefleniyor. Bu, Londra'nın ve Birleşik Krallık'ın küresel havacılık ağındaki rolünü güçlendirecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Proje sadece yeni bir pistle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda M25 otoyolunun bir bölümünün yeni pistin altından geçecek şekilde yeniden düzenlenmesini ve mevcut terminal kapasitelerinin artırılmasını da içeriyor. Bu entegre yaklaşım, havalimanının operasyonel verimliliğini ve yolcu deneyimini önemli ölçüde iyileştirmeyi amaçlıyor. Ancak son erteleme, bu hedeflere ulaşma süresini uzatmış durumda.

