İspanyol havacılık sahnesinin dikkat çeken oyuncularından Iberojet, Avrupa ile Latin Amerika arasındaki geleneksel bağları yeniden tanımlayan, sessiz ama iddialı bir genişleme stratejisi izliyor. Avoris Group bünyesindeki havayolu, son yıllarda Airbus A350-900 ve A330-900neo gibi modern geniş gövde uçaklarla desteklediği filosuyla, tarifeli sefer ağını Atlantik'in her iki yakasına yayarak dikkatleri üzerine çekiyor. Havayolu, Eylül 2026'dan itibaren El Salvador (SAL) gibi yeni destinasyonları Barcelona (BCN) ve Madrid (MAD) çıkışlı uçuş ağına eklemeye hazırlanıyor.
Hibrit İş Modeli ve Stratejik Genişleme
Iberojet'in kökenleri, 2020 yılında Avoris Group'un İspanyol ve Portekiz charter havayolları Evelop ve Orbest'i birleştirmesiyle oluştu. Bu kurumsal karar, tarifeli uçuş pazarına girme yönünde dönüştürücü bir adımla desteklendi. Havayolunun Sorumlu Yöneticisi Alberto López'in açıklamalarına göre, Iberojet'in mevcut iş modeli hibrit bir yapıya sahip. İşlerinin yaklaşık yüzde 70'i tarifeli ve tatil charter uçuşlarından oluşurken, kalan yüzde 30'luk kısım ise ACMI (Uçak, Mürettebat, Bakım ve Sigorta) kiralama operasyonlarından geliyor. López, filolarının yetersizliği nedeniyle ACMI payının şu anda daha düşük olduğunu belirtiyor.
Iberojet, pazar liderleri Iberia ve Air Europa ile doğrudan rekabete girmek yerine, onların hizmet vermediği havalimanlarına odaklanarak kendine özgü bir niş yaratıyor. Örneğin, Honduras'ta San Pedro Sula (SAP) yerine Palmerola Uluslararası Havalimanı'na (XPL) uçarak farklı bir strateji izliyor. COVID-19 sonrası dönemde İspanya ile Latin Amerika arasındaki göçmen akışının yeniden canlanması, havayoluna bu pazarlarda önemli fırsatlar sundu. Bu strateji sayesinde Iberojet, son yıllarda İspanya'dan Honduras, Kosta Rika ve El Salvador'a kesintisiz seferler başlattı. Ayrıca, Madrid ile Bangkok (BKK) arasında da rekabetsiz bir pazarda faaliyet gösteriyor.
Filo Yönetimi ve Gelecek Hedefleri
Ağustos 2026 itibarıyla Iberojet, tamamı Airbus'tan oluşan yedi uçaklık bir filoya sahip: iki A350-900, iki A330-900neo, bir A330-300 ve bir A320. Filodaki tek dar gövde olan A320, yaz aylarında Avrupa ve Kuzey Afrika destinasyonlarına hizmet verirken, kışın İspanya'nın emekliler için devlet destekli turizm programı olan "Imserso"nun ihtiyaçlarını karşılıyor. Geniş gövde filosu ise iş modelinin omurgasını oluşturuyor.
Alberto López, uçak seçimi konusunda A350 ve A330neo'nun farklı avantajlarına değiniyor. A330'u çok yönlü, güvenilir Rolls-Royce Trent 7000 motorlarına sahip ve daha ekonomik bulduğunu belirtirken, 11 saate kadar olan uçuşlar için ideal olduğunu ifade ediyor. Ancak 12 saati aşan veya yüksek irtifa ve sıcaklığa sahip meydanlara yapılan uçuşlar için A350'nin vazgeçilmez olduğunu vurguluyor. Havayolu, filodaki geniş gövde uçaklarda maksimum ortaklık sağlamayı hedefliyor. Iberojet, 2027 yazı için iki uçağına daha iş sınıfı kabin eklemeyi planlıyor ve uzun menzilli filo büyüklüğünü minimum yedi uçakta tutmak amacıyla iki yeni A330 uçağı arayışında. Ancak A330 ve Trent 7000 motor pazarındaki yoğun talep, bu alım sürecini zorlaştırıyor.
Gelecek rotalar konusunda Iberojet, Kolombiya (Cartagena), Nikaragua ve Bolivya gibi Güney ve Orta Amerika destinasyonlarını değerlendiriyor. Ayrıca, A350'nin menzil avantajını kullanarak Asya'da yeni destinasyonlar açma potansiyelini de inceliyor. Barcelona (BCN) da havayolunun önemli bir büyüme vektörü. Halihazırda Barcelona-Honduras arasında "W deseni" olarak adlandırılan üçgen bir rota işleten Iberojet, Eylül 2026'dan itibaren El Salvador için de benzer bir operasyona başlayacak.


