İran yönetimi, ABD ve İsrail ile yaşanan son dönemdeki çatışmaların ülkenin sivil havacılık filosunda önemli kayıplara yol açtığını duyurdu. İran Yollar ve Şehircilik Bakanı Farzane Sadegh tarafından yapılan açıklamaya göre, 28 Şubat ile 8 Nisan tarihleri arasındaki 40 günlük süreçte yaklaşık 100 sivil uçak ya hasar gördü ya da tamamen kullanılamaz hale geldi. Bu durum, yıllardır uluslararası yaptırımlar altında zorlu bir süreçten geçen İran sivil havacılık sektörü için ciddi bir operasyonel baskı anlamına geliyor.
Filodaki Kayıplar ve Hasar Gören Uçaklar
Bakan Sadegh'in aktardığı bilgilere göre, hasar gören veya kullanılamaz hale gelen yaklaşık 100 sivil uçağın yalnızca 8'i aktif olarak sefer yapan hava araçlarıydı ve bu uçaklar tamamen imha edildi. Geri kalan uçakların ise çatışmalar öncesinde yerde olduğu, motor ve yedek parça temini için kullanıldığı veya bu amaçla bekletildiği belirtildi. İran'ın başkenti Tahran başta olmak üzere Buşehr, Meşhed ve Bender Abbas gibi önemli havalimanlarında da uçakların hasar gördüğü kaydedildi.
Daha önce İran makamlarınca teyit edilen olaylar arasında, ulusal taşıyıcı Iran Air'e ait bir Airbus A319, Karun Airlines filosunda bulunan iki adet Fokker 50 tipi uçak ile Mahan Air'e ait bir Airbus A340 ve bir Boeing 777'nin hasar görmesi yer alıyor. Bu hasarlar, İran'ın mevcut sivil havacılık kapasitesine doğrudan bir darbe vuruyor.
Bölgesel Havacılığa Etkileri ve Uluslararası Havalimanlarındaki Hasarlar
Çatışmaların etkisi sadece İran sınırları içinde kalmadı; bölgedeki diğer sivil havacılık operasyonlarını da olumsuz etkiledi. İran tarafından gerçekleştirilen saldırılarda kullanılan füzelerin önlenmesi sırasında düşen parçalar, Tel Aviv Havalimanı'nda bir özel uçağın tamamen imha olmasına ve iki uçağın daha hasar görmesine neden oldu. Ayrıca, Dubai Havalimanı'nda Emirates'e ait bir Airbus A380 ile Saudia'ya ait bir Airbus A321'in de hasar gördüğü bildirildi. Azerbaycan da Nahçıvan Havalimanı'na yönelik bir saldırı gerçekleştiğini duyurdu.
İran yönetimi, hasar gören ve kullanılamaz hale gelen uçakların tam listesini ve havayolu şirketlerine göre dağılımını henüz kamuoyuyla paylaşmadı. Bu durum, toplam kaybın boyutunun bağımsız kaynaklarca doğrulanmasını şu aşamada güçleştiriyor. Yıllardır süregelen uluslararası yaptırımlar nedeniyle uçak yedek parçalarına ve kapsamlı bakım hizmetlerine erişimde ciddi zorluklar yaşayan İran sivil havacılık sektörü, bu yeni kayıplarla birlikte operasyonel sürdürülebilirlik açısından daha da büyük bir meydan okumayla karşı karşıya kalmış durumda.

