Havacılık veri ve analiz platformu Cirium, 20 Ekim 2026 tarihinde yayımladığı yıllık küresel filo tahmin raporuyla sektörün gelecek yirmi yılına ışık tuttu. Rapora göre, küresel yolcu uçağı filosu 2045 yılına kadar neredeyse iki katına çıkarak 50.000 adedin üzerine çıkacak. Ancak bu iddialı büyüme beklentisine rağmen, COVID-19 pandemisinin yarattığı kapasite açığı ve devam eden tedarik zinciri kısıtlamaları, sektörün hedeflerine ulaşmasında önemli engeller teşkil ediyor.
Küresel Filo ve Kapasite Büyümesi Beklentileri
Cirium'un araştırması, küresel yolcu kapasitesinin (mevcut koltuk kilometre, ASK olarak tanımlanan) 2045 yılına kadar yıllık %3,7 oranında istikrarlı bir şekilde büyüyeceğini öngörüyor. Bu büyümeye paralel olarak, küresel yolcu uçağı filosunun aynı dönemde %88'lik bir artışla 50.000 uçağı biraz aşarak neredeyse iki katına çıkması bekleniyor. Bu, yıllık ortalama %3,2'lik bir filo büyümesi anlamına geliyor. Kargo uçağı filosu da büyüyecek olsa da, göreceli olarak daha ılımlı bir artışla %64 oranında genişleyerek yaklaşık 3.900 uçağa ulaşacak.
Önümüzdeki yirmi yıl içinde, bu kapasite artışını desteklemek amacıyla 43.000'den fazla yolcu uçağı teslimatının gerçekleşmesi bekleniyor. Bu teslimatların yaklaşık %55'i net filo büyümesini sağlarken, geri kalan kısmı mevcut hizmetteki uçakların yenilenmesi için kullanılacak. Ancak Cirium raporu, sektörün COVID-19 pandemisinin neden olduğu %20'lik kapasite açığını henüz kapatamadığına dikkat çekiyor. Bu şokun etkisinin, kapasite büyüme eğrisini 2045 yılına kadar 2019 öncesi tahminlerin altında tutması bekleniyor.
Tedarik Kısıtlamaları ve Pazar Rekabeti
Devam eden güçlü talebe rağmen, Cirium raporu, küresel filo yapılanmasını yavaşlatan ana sorunun süregelen tedarik kısıtlamaları olduğunu belirtiyor. Bu durum, birçok operatörün kapasite açığını telafi etmek amacıyla eski uçakların emeklilik sürelerini ortalama iki yıl ertelemesine yol açıyor. Dar gövde jet segmenti, en fazla büyümeyi göstermesi beklenen alan olarak öne çıkıyor; küresel filoya yaklaşık 20.000 yeni uçak eklenerek mevcut 18.302 uçaklık filonun 2045'e kadar 38.000'in üzerine çıkması öngörülüyor. Geniş gövde filoları ise aynı dönemde %76'lık daha ılımlı ancak önemli bir oranla 4.419'dan 7.795 uçağa yükselecek.
Üreticiler arasındaki rekabette ise dikkat çekici bir tablo ortaya konuyor. Dar gövde pazarında Airbus'ın %53'lük pazar payıyla liderliğini sürdürmesi beklenirken, Boeing'in payı %38 olacak. Geniş gövde segmentinde ise durum tersine dönecek gibi görünüyor; özellikle 787 satışlarının etkisiyle Boeing'in %60'lık pazar payına ulaşarak Airbus'ın %37'sini geride bırakması tahmin ediliyor. Raporda ayrıca Çinli uçak üreticisi COMAC'ın yükselişine de yer veriliyor. COMAC'ın, Brezilyalı Embraer'i geride bırakarak pazarda üçüncü sıraya yerleşmesi, ancak Airbus-Boeing düopolisinin çok gerisinde, dar gövde pazarının yalnızca yaklaşık %5'ini alması bekleniyor.
Teknolojik gelişmelere bakıldığında, 2028 yılına kadar Boeing 737 MAX ve Airbus A320neo ailelerinin en yeni nesillerinin, hizmetteki uçak sayısı bakımından eski nesil öncüllerini geride bırakacağı tahmin ediliyor. Cirium raporu, 2040 civarında yeni nesil dar gövde uçakların hizmete girmesini de öngörüyor.
