ABD Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB), 10 Temmuz'da yaşanan Boeing 737 kazası soruşturmasındaki kritik bir gelişme olarak havacılık kamuoyunun dikkatini çekti. NTSB, Ryanair Üst Yöneticisi (CEO) Michael O’Leary’ye resmi bir uyarı mektubu gönderdi. Mektupta, O'Leary'nin kazanın nedenine ilişkin kamuoyuna yaptığı açıklamaların, Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) Kaza ve Olay Araştırmalarını düzenleyen Ek-13 (Annex 13) hükümlerini ihlal ettiği vurgulandı. Bu durum, devam eden bir havacılık soruşturmasının tarafsızlığı ve gizliliği açısından önemli bir prensip hatırlatması niteliğinde.
NTSB'den Ryanair CEO'suna Sert Uyarı
NTSB tarafından yayımlanan mektupta, Ryanair’in söz konusu soruşturmada teknik danışman (party to the investigation) sıfatıyla yer aldığı hatırlatılarak, şirketin ve temsilcilerinin ICAO Ek-13 hükümlerine uymakla yükümlü olduğu belirtildi. Uyarıya neden olan gelişme, NTSB Başkanı Jennifer Homendy'nin açıklamalarına göre, O’Leary’nin 20 Temmuz’da düzenlenen ve basın mensuplarının da katıldığı Ryanair finansal sonuçlar toplantısında kazanın nedenine ilişkin yaptığı değerlendirmeler oldu.
O'Leary, söz konusu toplantıda kazanın nedeninin “Selanik’ten kalkış sırasında motora yabancı cisim girmesi (Foreign Object Damage-FOD) gibi göründüğünü ancak bunun kesin olarak söylenemeyeceğini” ifade etmişti. Homendy ise mektubunda, NTSB’nin bugüne kadar kazanın nedenine ilişkin böyle bir sonuca ulaşmadığını belirterek, devam eden soruşturmaya taraf olan kuruluşların kamuoyuna kanıtlar veya olası nedenler hakkında açıklama yapmasının yasak olduğunu net bir dille vurguladı.
Havacılık Soruşturmalarında Gizlilik ve Tarafsızlık İlkesi
NTSB, ICAO Annex 13 kapsamında teknik danışman olarak soruşturmaya katılan şirketlerin yalnızca araştırma sürecine teknik destek vermekle yükümlü olduğunu, soruşturmaya ilişkin bilgi paylaşımı ve kamuoyu açıklamalarının ise münhasıran soruşturmayı yürüten makam tarafından yapılabileceğini bildirdi. Kurul, bu kuralların havacılık kaza soruşturmalarının tarafsızlığını korumak, spekülasyonların önüne geçmek ve nihai rapor tamamlanmadan olası nedenlere ilişkin yanlış değerlendirmelerin kamuoyuna yansımasını engellemek amacıyla uygulandığını kaydetti. Bu prensipler, uluslararası havacılık emniyet standartlarının temel taşlarından biridir ve soruşturmaya taraf olan tüm kuruluşların gizlilik kurallarına tam uyum göstermesi beklenir.
10 Temmuz’da meydana gelen ve bir yolcunun Boeing 737 tipi uçağın penceresinden kısmen dışarı savrulmasına yol açan kazaya ilişkin teknik inceleme, NTSB liderliğinde ve ilgili uluslararası otoritelerin katılımıyla titizlikle sürdürülüyor. Kurul, kazanın kesin nedenine ilişkin herhangi bir sonuca henüz ulaşılmadığını yineleyerek, nihai bulguların teknik incelemelerin tamamlanmasının ardından yayımlanacak nihai raporda kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. Bu süreç, havacılık güvenliği açısından büyük önem taşımaktadır ve tüm paydaşların soruşturmanın bütünlüğüne saygı duyması gerekmektedir.

