Sivil Havacılık Genel Müdürü (SHGM) Prof. Dr. Kemal Yüksek, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımla, devlet yönetiminde çığır açacak Kurumsal Dönüşüm Modeli (KDM) vizyonunu kamuoyuna duyurdu. Yüksek, bu yeni yaklaşımın dijitalleşme, liyakat, ölçülebilirlik, hesap verebilirlik ve kurumsal hafıza gibi temel prensipler üzerine inşa edildiğini belirterek, iyi yönetimi kişilere bağlı olmaktan çıkarıp kurumsal bir refleks haline getirmeyi hedeflediklerini vurguladı.
Sistem Odaklı Devlet Yönetimi Vurgusu
Prof. Dr. Yüksek, açıklamasında devletin gerçek gücünün bireylerden ziyade, güçlü kurumlar ve sürdürülebilir sistemlerden kaynaklandığına dikkat çekti. Dijitalleşme, ölçülebilirlik ve liyakat gibi unsurların bir tercih değil, güçlü ve kalıcı bir devlet yönetiminin olmazsa olmaz şartları olduğunu ifade eden Yüksek, bu anlayışın kişisel iradelerin ötesinde, sağlam sistemlerle güvence altına alınması gerektiğini belirtti. Belirsizlik, ölçülemezlik, keyfiyet ve liyakatsizliğin kurumsal zafiyetlere yol açtığını, bu zafiyetlerin ise zamanla çıkar odaklarının ve dış müdahalelerin hareket alanı haline gelebileceği uyarısında bulundu.
KDM’nin, bu tür risklere karşı geliştirilmiş, tamamen Türkiye’ye özgü bir devlet yönetimi modeli olduğunu vurgulayan Yüksek, modelin dijitalleşme, süreç yönetimi, ölçülebilirlik, liyakat, performans, hesap verebilirlik ve kurumsal hafızayı bütüncül bir sistem içinde birleştirdiğini aktardı.
KDM: Kurumsal Bağışıklık Sistemi ve Sürdürülebilir Yönetim
Sivil Havacılık Genel Müdürü, KDM’nin sadece kamu hizmetlerini dijitalleştirmekle sınırlı bir hedef taşımadığının altını çizdi. Modelin asıl amacının, doğru işi doğru insanla buluşturan, yapılan işin ve ortaya konulan değerin ölçülebildiği, kararların veriye dayandırıldığı ve kurumsal hafızanın korunduğu bir yönetim düzeni oluşturmak olduğunu belirtti. Bu yaklaşımın devletin kurumsal kapasitesini önemli ölçüde güçlendirmeyi amaçladığını ifade eden Prof. Dr. Yüksek, KDM’yi "devletin kurumsal bağışıklık sistemi" olarak tanımladı.
Yöneticilerin sorumluluğunun sadece kendi dönemlerinde işleri doğru yürütmekle sınırlı olmadığını, aynı zamanda kendilerinden sonra da sağlıklı işleyecek sistemleri kurmak ve korumak olduğunu dile getiren Yüksek, "Şahıslar ve makamlar geçicidir; devlet ve kurumlar kalıcıdır" sözleriyle bu felsefeyi pekiştirdi. Dürüstlüğün sadece kişisel bir erdem olmadığını, liyakat, adalet ve hesap verebilirliği kişilerin iyi niyetine bırakmayacak sistemlerin talep edilmesi, kurulması ve korunmasının da dürüstlüğün ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. KDM’nin vizyonu, güçlü devlet anlayışını "güçlü kişilere ihtiyaç duyan değil, güçlü sistemler sayesinde her şartta güçlü kalabilen devlet" olarak özetliyor.

