ABD Başkanı Donald Trump'ın 8 Temmuz'da Türkiye'den ayrılışı sırasında, kamuoyundan gizlenen olağanüstü bir güvenlik operasyonu gerçekleştirildiği ortaya çıktı. İran kaynaklı "inandırıcı" bir suikast tehdidi üzerine, Başkan Trump'ın kameralar önünde bindiği eski başkanlık uçağı VC-25A tipi Boeing 747'den gizlice çıkarılarak daha küçük bir askeri uçak olan C-32A'ya aktarıldığı öğrenildi. Bu stratejik hamle, başkanın gerçek konumunu gizlemeyi amaçlayan kapsamlı bir güvenlik protokolünün parçasıydı.
Gizli Uçak Değişimi ve Kamuflaj Operasyonu
ABD basınında yer alan ve Washington Post'un ABD'li bir yetkili ile incelenen görüntülere dayandırdığı haberlere göre, Başkan Trump ve beraberindeki bazı yardımcıları, Ankara'da gazetecilerin uçağa bindiği sırada VC-25A'nın diğer tarafında bekleyen bir ikram aracına geçirildi. Hidrolik sistemle uçağın kapısına kadar yükseltilen bu araç, daha sonra VC-25A'dan uzaklaşarak yakındaki C-32A askeri uçağına yöneldi. Bu sayede, Başkan Trump'ın VC-25A'da olduğu izlenimi korunurken, gerçek seyahat aracı gizlenmiş oldu.
Operasyonun detaylarına göre, Trump'ın C-32A'ya geçmesinin ardından VC-25A, bazı Beyaz Saray personeli ve basın mensuplarıyla birlikte Türkiye'den ayrıldı. Bu uçuş sırasında VC-25A, başkanlık uçağını simgeleyen "Air Force One" çağrı adını kullanırken, Başkan Trump'ı taşıyan C-32A'nın "Reach 18" çağrı adıyla uçtuğu bildirildi. "Reach 18" çağrı adı, uçakta başkanın bulunduğunu açıkça belli etmiyordu. C-32A, İngiltere'deki RAF Mildenhall Hava Üssü'ne VC-25A'dan yaklaşık dokuz dakika önce ulaşarak operasyonun hızını ve gizliliğini gözler önüne serdi. Başkan Trump'ın İngiltere'de yeniden VC-25A'ya geçtiği ve basın mensuplarının karşısına bu uçaktan çıktığı belirtildi.
İran Tehdidi ve Gelişmiş Güvenlik Protokolleri
Washington Post, bu gizli uçuş operasyonunun arkasındaki ana nedenin, Başkan Trump'a yönelik "inandırıcı" bir İran suikast tehdidi olduğunu aktardı. Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, güvenlik gerekçeleriyle başkan ve personelinin korunması için gelişmiş güvenlik protokollerinin uygulandığını doğruladı. Pentagon ve Gizli Servis ise soruları Beyaz Saray'a yönlendirerek operasyonun hassasiyetini vurguladı.
Bu olay, aynı zamanda Başkan Trump'ın 8 Temmuz'daki Türkiye ziyaretinde ilk kez uluslararası seyahatte kullanılan yeni nesil Air Force One, yani Katar tarafından ABD'ye verilen Boeing 747-8 tipi uçakla ilgili tartışmaları da tekrar gündeme getirdi. Daha önce, bu uçağın bazı savunma ve karşı tedbir sistemleri açısından mevcut VC-25A filosuyla aynı seviyede olmadığı yönünde endişeler dile getirilmişti. Trump'ın Türkiye'den ayrılırken "eski günlerin hatırına" eski Air Force One'ı kullanacağını açıklaması, bu gizli operasyonun ortaya çıkmasıyla birlikte yalnızca sembolik bir tercih olmaktan öte, stratejik bir güvenlik hamlesi olduğu anlaşıldı.
Başkanın gerçek konumunu gizlemek amacıyla başkanlık uçağının dikkat dağıtıcı olarak kullanılması, ABD başkanlık seyahatlerinde daha önce de uygulanan bir yöntem. Mart 2000'de dönemin Başkanı Bill Clinton'ın Pakistan ziyareti sırasında benzer bir operasyon yapıldığı ve Air Force One'ın dikkat dağıtıcı unsur olarak kullanıldığı biliniyor. 8 Temmuz'daki operasyonun ardından Trump'ın C-32A'dan VC-25A'ya tam olarak ne zaman geçtiği kamuoyuna açıklanmazken, İngiltere'de yeniden eski Air Force One'dan görüntülenmesi, güvenlik operasyonunun son aşamasında kamuoyuna yönelik görünümün yeniden eski haline getirildiğini gösterdi. Başkan Trump, Washington'a dönüşünü ise Katar'dan alınan Boeing 747-8 tabanlı yeni başkanlık uçağıyla gerçekleştirdi.


