ABD'de hükümet faaliyetlerini denetleyen kâr amacı gütmeyen kuruluş American Oversight, 29 Temmuz 2026 tarihinde yaptığı açıklamayla, Ulaştırma Güvenlik İdaresi (TSA) ile Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) arasında daha önce kamuoyuna açıklanmamış bir veri paylaşım anlaşmasını elde ettiğini ve yayımladığını duyurdu. Bu gelişme, havalimanlarında göçmenlik denetimlerinin artan yoğunluğu ve yolcu verilerinin kullanımı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
TSA ve ICE Arasındaki Gizli Veri Paylaşım Anlaşması Ortaya Çıktı
American Oversight, Mayıs 2025'te imzalanan bu Mutabakat Zaptı'nı (Memorandum of Agreement), TSA ve ICE'ın Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası (FOIA) kapsamındaki taleplerine yanıt vermemesi üzerine açtığı dava sonucunda elde etti. Kuruluş, davanın amacının programın yasal dayanağını, kurumlar arasında hangi yolcu bilgilerinin paylaşıldığını ve bu bilgilerin göçmenlik denetimlerinde nasıl kullanıldığını belirlemek olduğunu ifade etti. Anlaşma, Trump yönetiminin iç hat hava yolculuğunda göçmenlik denetimlerini genişletme çabalarının bir parçası olarak iki kurum arasındaki veri paylaşımını resmileştiriyor.
Yayımlanan belgeye göre, anlaşma TSA ve ICE'ın yolcu verilerini nasıl koordine edeceğini, paylaşacağını, depolayacağını ve işleyeceğini belirleyen resmi bir çerçeve sunuyor. TSA'nın bu sürece katılımının yasal dayanağı olarak ise yolcu bilgilerinin havacılık güvenliği için nasıl toplandığını ve kullanıldığını düzenleyen "Secure Flight Final Rule" gösteriliyor. American Oversight'ın incelemesine göre, anlaşma TSA'nın belirli veri unsurlarını ICE ile paylaşmayı planladığını ve ICE'ın da bu bilgileri kendi sistemlerinde saklayacağını açıkça belirtiyor.
Kongre İfadeleriyle Çelişen Bilgiler ve Artan Denetimler
American Oversight, bu anlaşmanın, dönemin vekil TSA Yöneticisi Ha Nguyen McNeill'in Ocak 2026'da bir Temsilciler Meclisi komite duruşmasında verdiği yeminli ifadeyle çeliştiğine dikkat çekti. McNeill, yasa yapıcılara TSA'nın ICE'a bilgi göndermediğini, bunun yerine ICE'ın isimleri TSA kayıtlarıyla karşılaştırmasına yardımcı olduğunu belirtmişti. Ancak American Oversight, yeni yayımlanan anlaşmanın, ICE'ın TSA'dan veri alması ve saklaması için belirli prosedürler belirleyerek, bu karakterizasyondan daha resmi bir durumu ortaya koyduğunu iddia etti.
American Oversight İcra Direktörü Chioma Chukwu, anlaşmanın kamuoyuna açıklanmasının, yönetimin tam olarak açıklamadığı bir ortaklığa ışık tutmayı amaçladığını ve bir amaç (güvenli uçuş) için toplanan kişisel bilgilerin başka bir amaç için kullanılmasının daha geniş endişeler yarattığını ifade etti. Kuruluş ayrıca, daha önce IRS'in vergi mükellefi verilerini ICE ile paylaşmayı kabul ettiğini gösteren benzer düzenlemeleri de ortaya çıkardıklarını belirtti.
Bu rapor, havalimanlarının göçmenlik denetimleri için giderek daha fazla kullanıldığına dair diğer yayınlardan gelen haberlere de katkıda bulunuyor. ABC News'in 29 Temmuz 2026 tarihli haberinde, federal yetkililerin vize süresini aşan kişileri havalimanı kontrol noktalarında tutukladığı bir taktikten bahsedildi. Belgede belirtilen kesin zaman dilimi olmamakla birlikte, dokuz eyalette en az 27 böyle tutuklama rapor edildi. Göçmenlik avukatları, gözaltına alınan bazı kişilerin sabıka kaydı olmadığını, geçerli çalışma izinlerine sahip olduklarını veya bekleyen yeşil kart başvurularını gösteren belgelere sahip olduklarını belirtiyor. Bu durum, denetim taktiğinin yasal statüsü teknik olarak çözülmemiş yolcuları da etkilemeye başladığını gösteriyor. American Oversight, anlaşmanın uygulanması, yolcu verilerinin nasıl kullanıldığı, mevcut güvenceler ve ortaklığın yolcuları daha geniş çapta nasıl etkilediği hakkında ek kayıtları elde etmek için yasal süreçlerini sürdürmeyi planlıyor.

