ABD'de federal bir yargıç, eski Trump yönetiminin 75 ülkenin vatandaşlarına yönelik göçmen vizesi başvurularını askıya alan politikasını hukuka aykırı bularak iptal etti. New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi Yargıcı Jeannette A. Vargas'ın 21 Ağustos'ta verdiği bu karar, söz konusu uygulamanın yasal yetki sınırlarını aştığını ortaya koydu. Ocak 2026'da yürürlüğe giren bu politika, ABD'de kamu yardımlarına bağımlı hale gelme riski taşıdığı düşünülen kişilere vize verilmesini durdurmuştu.
Yargı Kararının Gerekçeleri ve Kapsamı
Yargıç Vargas, kararında Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun bu politikayı uygulamak için yasal yetkisini aştığına hükmetti. Mahkeme, göçmen vizesi başvurularının yalnızca başvuru sahibinin uyruğuna göre topluca reddedilemeyeceğini açıkça belirtti. ABD Göçmenlik ve Vatandaşlık Yasası'nın temel prensiplerine vurgu yapan Yargıç Vargas, başvuruların konsolosluk görevlilerince bireysel olarak, her bir dosyanın kendi özel koşulları çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Bu önemli yargı kararı, sadece gelecekteki başvuruları değil, aynı zamanda söz konusu politika gerekçe gösterilerek daha önce reddedilmiş vize başvurularını da kapsıyor. Mahkeme, bu tür başvuruların yeniden değerlendirilmesine hükmetti. Kararın, aralarında Brezilya, Kolombiya, Mısır, Haiti, Somali ve Rusya gibi ülkelerin de bulunduğu 75 farklı ülkeden binlerce başvuru sahibini doğrudan etkilemesi bekleniyor.
Politikanın Arka Planı ve Hukuki Sürecin Devamı
Trump yönetimi, Ocak 2026'da yürürlüğe koyduğu bu tartışmalı uygulamayla, ABD'de kamu yardımlarına bağımlı hale gelme potansiyeli yüksek olduğu değerlendirilen 75 ülkenin vatandaşlarına yönelik göçmen vizesi işlemlerini askıya almıştı. Bu politika, göçmenlik ve vize süreçlerinin bireysel değerlendirme esaslarına aykırı olduğu gerekçesiyle uzun süredir eleştirilerin hedefindeydi.
Federal mahkemenin bu iptal kararı, Trump yönetiminin göç politikalarına yönelik son dönemde verilen önemli yargı kararlarından biri olarak kayıtlara geçti. ABD yönetiminin bu karara itiraz etme hakkı bulunuyor. Mahkeme, taraflardan davanın kalan bölümlerine ilişkin ortak durum raporunu 11 Eylül tarihine kadar sunmalarını talep etti. Bu durum, hukuki sürecin henüz tamamlanmadığını ve konunun ilerleyen dönemde farklı aşamalara taşınabileceğini gösteriyor.


