ABD Ticaret Bakanlığı Sanayi ve Güvenlik Bürosu (BIS), İran merkezli havayolu şirketi Mahan Air'e ve geçmişte şirketle iş birliği yaptığı belirtilen bazı yabancı firmalara yönelik yaptırımların süresini uzattığını bildirdi. Bu karar, İran'ın sivil havacılık sektörüne uygulanan uluslararası kısıtlamaların devam ettiğini ve küresel tedarik zincirlerinin karmaşıklığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Yaptırımların Kapsamı ve Küresel Etkileri
ABD Ticaret Bakanlığı Sanayi ve Güvenlik Bürosu tarafından yayımlanan bildirime göre, uzatılan yaptırımlar sadece Mahan Air'i değil, aynı zamanda İngiltere, Ürdün, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Suriye, Türkiye ve Fransa gibi yedi farklı ülkede faaliyet gösteren bazı şirketleri de hedef alıyor. Bu durum, İran'a yönelik kısıtlamaların coğrafi olarak geniş bir alana yayıldığını ve uluslararası işbirliklerinin denetiminin ne denli sıkı olduğunu gösteriyor. Havacılık sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin, yaptırım uygulanan kuruluşlarla dolaylı veya dolaysız ticari ilişkilere girmesi durumunda benzer risklerle karşılaşabileceği bu kararla bir kez daha ortaya konulmuş oldu.
Beş Boeing 777 Uçağının Yasa Dışı Transfer İddiası
ABD makamları, yaptırım kararının temelinde, beş adet Boeing 777 tipi geniş gövdeli yolcu uçağının yasa dışı yollarla İran'a transfer edildiği iddiasının yattığını belirtiyor. İddiaya göre, bu uçaklar farklı ülkelerde kurulan paravan şirketlerden oluşan karmaşık bir ağ üzerinden İran'a ulaştırıldı. Bu tür transferler, havacılık sektöründe uluslararası regülasyonlara ve yaptırım rejimlerine aykırı hareket eden aktörlerin kullandığı yöntemleri gözler önüne seriyor.
Bildirimde yer alan bilgilere göre, söz konusu Boeing 777 uçaklarından üçünün Eylül 2026 itibarıyla İran tesciline geçtiği ve Tahran'dan Moskova, Pekin ve Maskat gibi önemli uluslararası destinasyonlara yapılan uçuşlarda kullanıldığı öne sürülüyor. Bu durum, İran'ın yaptırımlara rağmen filo yenileme ve operasyonel kapasite arayışlarını sürdürdüğüne dair ABD'nin endişelerini yansıtıyor. Boeing 777 gibi geniş gövdeli uçaklar, uzun menzilli uluslararası seferler için kritik öneme sahip olup, bu tür iddialar küresel havacılık otoriteleri ve üreticileri tarafından yakından takip edilmektedir.


