ABD Kongresi'nde, ticari yolcu uçaklarında sesli telefon görüşmelerini tamamen yasaklamayı hedefleyen önemli bir yasa tasarısı gündeme geldi. İki partinin desteğini alan ve 'Sessiz Gökyüzü Yasası' adını taşıyan bu tasarı, Federal Havacılık İdaresi'nin (FAA) 180 gün içinde ilgili yasağı yürürlüğe koymasını öngörüyor. Bu adım, hem yolcu konforunu artırmayı hem de uçuş güvenliğini pekiştirmeyi amaçlayan geniş kapsamlı bir düzenlemenin habercisi olabilir.
Yasanın Arka Planı ve Gerekçeleri
Söz konusu tasarı, Demokrat Temsilciler Greg Stanton ve Hillary Scholten ile Cumhuriyetçi Temsilciler Rick Crawford ve Rob Bresnahan tarafından Kongre'ye sunuldu. Bu, meselenin parti ayrımı gözetmeksizin havacılık sektöründe geniş bir destek bulduğunun göstergesi. Tasarının kabul edilmesi halinde, FAA'nın 2018 yılında yürürlüğe giren ancak uygulama süresi belirlenmediği için hayata geçirilemeyen FAA Yeniden Yetkilendirme Yasası kapsamındaki düzenlemeyi tamamlaması gerekecek. Bu durum, havacılık otoritelerinin yıllardır üzerinde çalıştığı ancak sonuçlandıramadığı bir konunun nihayet çözüme kavuşma ihtimalini doğuruyor.
Tasarıyı destekleyen Kongre üyeleri, yasağın gerekliliğini çeşitli açılardan savunuyor. Demokrat Temsilci Hillary Scholten, kabin içinde yapılan telefon görüşmelerinin hem yolcular hem de uçuş ekipleri açısından ciddi bir dikkat dağıtıcı unsur olduğunu belirtiyor. Scholten, bu dikkat dağınıklığının doğrudan güvenlik riskini artırdığına dikkat çekerek, FAA'nın bu düzenlemeyi artık tamamlaması gerektiğini vurguluyor. Cumhuriyetçi Temsilci Rob Bresnahan ise, özellikle uzun uçuşlarda yolcuların saatler süren telefon konuşmalarına maruz kalmasının yarattığı rahatsızlığa odaklanarak, düzenlemenin yolcu konforunu önemli ölçüde artıracağını ifade ediyor. Ayrıca, tasarı sadece konforu değil, güvenliği de temel gerekçelerden biri olarak sunuyor; zira kabin içinde yapılan yüksek sesli telefon görüşmelerinin, pilot ve kabin ekibi tarafından yapılan hayati güvenlik anonslarının duyulmasını zorlaştırabileceği belirtiliyor.
Mevcut Durum ve Sektöre Etkileri
ABD'de birçok büyük havayolu şirketi, halihazırda uçuş sırasında sesli telefon görüşmelerini kendi şirket politikaları kapsamında yasaklamış durumda. American Airlines, Southwest Airlines ve United Airlines gibi sektörün önde gelen oyuncuları bu uygulamayı sürdüren havayolları arasında yer alıyor. Bu durum, sektörün büyük bir kısmının zaten bu tür bir yasağa sıcak baktığını veya gerekli gördüğünü gösteriyor.
Ancak, uydu tabanlı yüksek hızlı internet hizmetlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte bazı uçaklarda farklı uygulamalar da gözlemleniyor. Örneğin, Starlink gibi sistemlerin kullanıldığı bazı uçuşlarda British Airways belirli uçuşlarında sesli telefon görüşmelerine izin verirken, Virgin Atlantic ise sesli görüşmelere izin vermekle birlikte görüntülü aramaları yasaklıyor. Bu çeşitlilik, yasal bir düzenlemenin sektör genelinde bir standart oluşturmasının önemini ortaya koyuyor. Tasarının yasalaşması halinde, havayolu şirketlerinin yeni kuralları en geç 180 gün içinde uygulamaya başlaması gerekecek. Bu da, havacılık sektöründe kabin içi iletişim politikalarında önemli bir dönüşümün yaşanacağı anlamına geliyor.


