Air China filosunun uzun yıllar süren operasyonlarında önemli bir yer tutan, Boeing 747-4J6 tipi B-2445 kuyruk tescilli yolcu uçağı, 30 yılı aşkın hizmetinin ardından Çin'in Chengdu Shuangliu Uluslararası Havalimanı'nda söküm işlemleri için son hazırlık aşamasına alındı. Yaklaşık iki yıldır depolama sahasında bekletilen bu ikonik geniş gövdeli uçak, bugün yakıt boşaltma alanına çekilerek, kısa süre içerisinde tamamen demonte edilmek üzere sürece dahil edildi.
Şubat 1994'te Air China filosuna katılan B-2445, 6 Eylül 2024 tarihinde gerçekleştirdiği son ticari uçuşuyla aktif görevine veda etmişti. Yaklaşık 30,6 yıllık kesintisiz hizmetiyle, Air China'nın en uzun süre görev yapan Boeing 747 yolcu uçaklarından biri olarak havacılık kayıtlarına geçti. Hizmet hayatının ilk dönemlerinde devlet protokolü ve uluslararası önemli görevlerde de kullanılan uçak, ilerleyen yıllarda Air China'nın hem iç hem de dış hat tarifeli sefer ağında kilit rol oynadı.
Ekonomik Ömrün Sonu ve Parça Geri Kazanımı
Sektör kaynaklarından edinilen bilgilere göre, B-2445 tescilli uçak geçtiğimiz yıl yaklaşık 97 milyon yuan bedelle satıldı. Yüksek uçuş saatlerine ulaşan ve kargo uçağına dönüştürülmesi ekonomik açıdan uygun görülmeyen bu tip geniş gövdeli uçaklar, kullanım ömürlerinin sonunda genellikle parça geri kazanımı amacıyla sökülüyor. Bu süreçte, uçağın motorları, iniş takımları, aviyonik sistemleri ve diğer kritik bileşenleri gibi kullanılabilir durumdaki parçaların, Air China'nın filosunda aktif olarak hizmet vermeyi sürdüren diğer Boeing 747 uçaklarında yedek parça olarak değerlendirilmesi bekleniyor. Bu yaklaşım, havayollarının filo bakım maliyetlerini optimize etme stratejisinin önemli bir parçasıdır.
Boeing 747'lerin Vedası ve Havacılık Mirası
Bir dönem uzun menzilli hava taşımacılığının tartışmasız simgesi olarak kabul edilen Boeing 747 ailesinin yolcu versiyonları, modern ve daha yakıt verimli yeni nesil uçakların filolara katılmasıyla dünya genelinde hızla emekliye ayrılıyor. B-2445'in söküm süreci de, "Gökyüzünün Kraliçesi" olarak bilinen bu efsanevi uçağın havacılık tarihindeki uzun ve görkemli yolculuğunun son aşamasını temsil ediyor. Bu durum, havacılık sektöründeki teknolojik dönüşümün ve filo modernizasyonunun doğal bir sonucu olarak değerlendirilmektedir.


