Hindistan'ın ulusal havayolu taşıyıcısı Air India, 12 Haziran 2025'te Ahmedabad'da 260 kişinin hayatını kaybettiği Boeing 787-8 kazasının ardından güvenlik ve operasyonel uygulamalar açısından yoğun bir denetim sürecinden geçiyor. Son yaklaşık 1,5 yıllık dönemde yaşanan, unutulan bir uçaktan geçerli belgesi olmayan ticari uçuşlara, kokpitten indirilen pilotlara ve son olarak pilotun uyuşturucu testinin pozitif çıkmasına kadar uzanan bir dizi olay, şirketin güvenlik kültürü ve operasyonel disiplinine yönelik ciddi tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Sistemik Sorunlar ve Çeşitli İhlaller
Air India'nın karşı karşıya kaldığı sorunlar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Kasım 2025'te ortaya çıkan sıra dışı bir olayda, şirkete ait 1982 model bir Boeing 737-200 uçağının 13 yıl boyunca Kolkata Havalimanı'nın uzak bir bölümünde unutulduğu ve şirketin envanter kayıtlarında adeta kaybolduğu anlaşıldı. "Baby Boeing" olarak bilinen bu uçak, Kasım 2025'te havalimanından çıkarılarak Bengaluru'ya gönderildi ve bakım teknisyenlerinin eğitiminde kullanılmak üzere değerlendirildi. Olay, doğrudan bir uçuş güvenliği ihlali olmasa da, şirketin varlık yönetimi ve kurumsal yönetim sistemlerindeki ciddi eksiklikleri gözler önüne serdi ve yaklaşık 10 milyon Hindistan rupisi tutarında park ücreti faturasını gündeme getirdi.
Yine Kasım 2025'te yaşanan bir başka olay, doğrudan operasyonel uygunlukla ilgiliydi. Air India'ya ait bir Airbus A320neo uçağının, geçerli Uçuşa Elverişlilik İnceleme Sertifikası (ARC) bulunmadığı halde 8 ticari uçuş gerçekleştirdiği tespit edildi. Uçağın sertifikası bakım sürecinde sona ermiş olmasına rağmen yeniden hizmete alınmıştı. Air India durumu kendi iç kontrolleri sırasında fark ederek Hindistan Sivil Havacılık Genel Müdürlüğüne (DGCA) bildirdi. DGCA, Şubat 2026'da şirkete 10 milyon Hindistan rupisi, yaklaşık 110 bin dolar para cezası verdi. Bu vaka, tek bir belgenin unutulmasından ziyade, Air India'nın operasyonel ve sistemik eksikliklerine işaret etti.
Aralık 2025'te Kanada'da, Vancouver'dan Yeni Delhi'ye sefer yapacak bir Air India pilotu, uçuş öncesinde alkol etkisi altında olduğundan şüphelenilerek kokpitten indirildi. Kanada makamlarının testleri sonucunda pilotun görevden uzaklaştırılması, şirketin kokpit ekiplerinin alkol ve uyuşturucu kontrolleri konusundaki uygulamalarını sorgulattı. Ocak 2026'da ise Delhi Havalimanı'nda taksi yapan bir Airbus A350'nin motorlarından biri, yerde bulunan bir kargo konteynerini içine alarak hasar gördü. Bu olay, havalimanı apronundaki yabancı cisim kontrolü ve yer operasyonlarının güvenliği açısından soruşturma konusu oldu.
Aynı ay içinde DGCA, Air India'nın Boeing 787-8 filosundaki teknik arızalar ve Minimum Ekipman Listesi (MEL) prosedürlerinin uygulanmasına yönelik bir soruşturma başlattı. Bir 787-8'in, daha önce belirlenen teknik sorunlara rağmen iki uluslararası uçuşta kullanılması üzerine kaptan hakkında işlem yapıldı. Şubat 2026'da ise Londra Heathrow'dan Bengaluru'ya yapılacak AI132 seferi öncesinde bir Boeing 787'nin sol motorunun Yakıt Kontrol Şalteri mekanizmasında olası bir sorun tespit edildi. Pilotun bildirimi üzerine uçak incelemeye alındı. İngiltere ve Hindistan makamları ile Boeing tarafından yapılan detaylı incelemelerde şalter mekanizmasında anormal bir durum tespit edilmedi; ancak pilotun şüphesi gerçek bir güvenlik alarmı olarak değerlendirildi.
Son Olaylar ve Geniş Kapsamlı Soruşturmalar
Air India için en son ve en dikkat çekici olay, Ağustos 2026'da yaşandı. 4 Ağustos'ta Phuket-Yeni Delhi seferini yapan bir Airbus A320, uçuş sırasında yaklaşık 300 feet irtifa kaybetti ve olayda 24 yolcu ve mürettebat yaralandı. Uçak güvenli bir şekilde Yeni Delhi'ye indi. Airbus'ın ön değerlendirmesine göre, uçakta üç hidrolik sistemde geçici basınç kaybı meydana geldi ve yaklaşık 4 saniye boyunca elevatör ve kanatçıklar dahil bazı temel uçuş kumandaları tepki vermedi. Hindistan'ın AAIB soruşturması devam ederken, Airbus da teknik incelemeye destek veriyor.
Ancak bu olayın ardından yapılan pilot uyuşturucu taraması yeni bir boyut kazandırdı. Uçağın kaptanının ilk testinin "non-negative" çıkmasının ardından gerçekleştirilen doğrulama testinde marihuana pozitifliği tespit edildiği bildirildi. Bunun üzerine iki pilot uçuş görevinden alındı ve Hindistan Sivil Havacılık Bakanlığı, Air India CEO'su Campbell Wilson'ı toplantıya çağırdı. Hindistan makamları ayrıca Air India'nın yaklaşık 5 bin pilotunun tamamına yönelik tek seferlik uyuşturucu testi uygulaması başlattı. Bu noktada önemli bir ayrım, kaptanın testinin pozitif çıkması ile uçağın irtifa kaybetmesi arasında şu aşamada doğrudan bir nedensellik kurulmamış olmasıdır; teknik olay ve pilotun uyuşturucu testi soruşturmanın ayrı başlıkları olarak ele alınıyor.
Air India'nın son 1,5 yıllık tablosu, olayların tek bir nedene bağlanamayacak kadar çeşitli olduğunu gösteriyor. Ancak özellikle geçerli belge olmadan yapılan uçuşlar gibi vakalarda ortaya çıkan sistemik eksiklikler, şirketin yeniden yapılanma sürecinde güvenlik yönetimi, operasyonel kontrol, dokümantasyon ve personel denetimi gibi alanların ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtladı. 2025'teki ölümcül kazanın nihai soruşturması devam ederken yaşanan bu olaylar, Air India'nın sadece geçmişteki kazanın nedenlerini değil, şirket genelindeki güvenlik ve denetim kültürünü de yeniden değerlendirmesini gerektiren bir tablo ortaya koyuyor. Asıl sınav, büyüyen Air India'nın her uçuşta aynı operasyonel disiplini ve güvenlik kültürünü sürdürebilmesi olacak.

