Amerika Birleşik Devletleri'nin Florida eyaletindeki Miami Uluslararası Havalimanı (MIA) 6 Eylül'de ciddi bir havacılık kazasına sahne oldu. Amazon Air adına 21 Air LLC tarafından işletilen bir Boeing 767-33A tipi kargo uçağı, iniş sırasında pistten çıkarak çevredeki araçlara çarptı. Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB) tarafından yürütülen soruşturmanın ilk bulguları, kazanın detaylarını ve can kayıplarını ortaya koydu. Olayda, uçağın çarptığı iki araçta bulunan 5 kişi hayatını kaybederken, uçağın iki kişilik kokpit ekibi sağ kurtuldu ve toplamda 5 kişi yaralandı.
NTSB Başkanı Jennifer Homendy'nin 7 Eylül'deki basın toplantısında aktardığı bilgilere göre, N1997A tescilli Boeing 767, 30 numaralı pistin sonunu aştıktan sonra yaklaşık 394 metre daha ilerledi. Uçak, bu süreçte navigasyon sistemleri ve havalimanı ekipmanlarına çarptı, ardından Professional Ocean Service Corporation'a ait 2012 model Ford Econoline vanı vurdu. Vanın içinde 7 kişi bulunuyordu. Pist dışına çıkan uçak, havalimanının çevre çitini de aşarak Northwest 67th Avenue üzerinde seyreden bir Toyota Corolla Cross'a çarptı ve durabildi. Kazada hayatını kaybeden 5 kişinin tamamı bu iki araçta yer alıyordu.
Kara Kutular Bulundu, Soruşturma Çok Yönlü İlerliyor
Homendy, soruşturma ekibinin uçağın Uçuş Veri Kaydedicisi (FDR) ve Kokpit Ses Kaydedicisi (CVR) cihazlarını bulduğunu ve analiz için NTSB'nin Washington'daki merkezine gönderildiğini açıkladı. NTSB, uçağın hızına ilişkin bazı ön verilere sahip olsa da, kesin değerlendirme için bu bilgileri FDR kayıtlarıyla karşılaştıracak. Soruşturmanın henüz bir sonuca varmadığını belirten Homendy, önceliğin olay yerini belgelemek ve delilleri toplamak olduğunu vurguladı. 32 kişilik bir ekiple yürütülen soruşturma; insan performansı, uçak sistemleri, motorlar, hava trafik kontrolü, uçak performansı, meteoroloji, operasyonlar ve havalimanının güvenlik unsurları gibi birçok başlığı detaylıca inceleyecek.
EMAS ve Operasyonel İlişkiler Mercek Altında
Soruşturmanın kritik başlıklarından biri de Miami Uluslararası Havalimanı'nda pist sonunda bulunan ve pistten çıkan uçakları durdurmak için tasarlanmış Engineered Materials Arresting System (EMAS) sisteminin neden mevcut olmadığı oldu. Homendy, EMAS'ın soruşturmanın önemli bir parçası olacağını ifade etti. İlgili pistin standart 1.000 feet'lik pist güvenlik alanı gerekliliklerini karşılaması nedeniyle EMAS'ın zorunlu olmadığı belirtilse de, NTSB mevcut sistemin bu kazada bir fark yaratıp yaratamayacağını araştıracak.
Ayrıca, uçağın operatörü 21 Air ile Amazon arasındaki sözleşmeli operasyon yapısı da incelenecek. Uçuşun Amazon'un kargo operasyonu kapsamında gerçekleştiği ancak uçağın 21 Air tarafından işletildiği göz önüne alındığında, iki şirket arasındaki ilişkinin, sorumlulukların ve sözleşmelerdeki güvenlik hükümlerinin detaylıca inceleneceği bildirildi.
Kazaya karışan Boeing 767'nin 1994 yılında yolcu uçağı olarak üretildiği, daha sonra kargoya dönüştürüldüğü ve 2016'dan itibaren Amazon operasyonlarında kullanıldığı bilgisi paylaşıldı. Uçağın Ocak 2025'te 21 Air filosuna katılmasına rağmen Amazon Air operasyonunda kullanılmaya devam etmesi, geçmişi ve bakım kayıtları da soruşturmanın önemli unsurları arasında yer alıyor.
Kaza anındaki meteorolojik koşullar da titizlikle değerlendiriliyor. Miami'de gök gürültülü fırtına ve kuvvetli rüzgarların (yaklaşık 17 knot, 26 knot'a ulaşan gustlar) bulunduğu belirtildi. NTSB, bu koşulların uçağın yaklaşma ve iniş performansı, hızı ve pistteki frenleme süreci üzerindeki etkisini araştıracak. Flightradar24 verilerine göre, uçak pistin kullanılabilir bölümünden ayrılırken yaklaşık 112 knot hızla ilerliyordu.
NTSB, olay yerindeki çalışmaların en az bir hafta sürmesini beklediğini ve kazanın kesin nedeninin soruşturmanın tamamlanmasının ardından belirleneceğini açıkladı.


