Boeing'in dar gövde pazarındaki stratejik öneme sahip 737 MAX ailesinin en büyük modeli olan 737-10, planlanan son sertifikasyon test uçuşunu başarıyla tamamlayarak havacılık sektöründe önemli bir kilometre taşını geride bıraktı. Yaklaşık dört yıldır devam eden kapsamlı uçuş test programının bu kritik aşamasının tamamlanmasıyla birlikte, uçağın ticari operasyonlara bir adım daha yaklaştığı belirtildi. Bu gelişme, ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) nezdindeki düzenleyici inceleme ve nihai tip sertifikasyonu sürecinin son aşamasına geçildiğini işaret ediyor.
Test Programında Kapsamlı Veri Toplandı
Şirketten yapılan açıklamaya göre, 737-10 test programı boyunca üç prototip test uçağı kullanıldı. Bu uçaklar, toplamda 976 uçuş gerçekleştirerek 2 bin 60 saatin üzerinde havada kaldı. Ayrıca, yaklaşık bin 40 saatlik yer testi de yapılarak uçağın performansı ve sistemleri detaylı bir şekilde incelendi. Boeing 737 Geliştirme Programları Başkan Yardımcısı ve Genel Müdürü Chris Payne, bu sonucun ekip için büyük bir dönüm noktası olduğunu vurgulayarak, sertifikasyon sürecini başarıyla tamamlamak adına çalışmaların aralıksız sürdüğünü ifade etti.
Test programı kapsamında, ana iniş takımı performansı, ıslak pist frenleme kabiliyeti, maksimum enerjili duruş testleri gibi kritik operasyonel senaryolar doğrulandı. Ayrıca, 737 Motor Buzlanma Önleme Sistemi (Engine Anti-Ice - EAI) ve geliştirilmiş Hücum Açısı (Enhanced Angle of Attack - eAoA) sistemi dahil olmak üzere sertifikasyon için hayati önem taşıyan tüm sistemler titizlikle test edildi. Son sertifikasyon uçuşunda ise kabin içi emniyet sistemleri üzerinde duruldu; lavabo duman dedektörü ve anons sisteminin ses seviyeleri test edilerek mürettebatın acil durum uyarılarını etkin bir şekilde algılayabildiği teyit edildi.
Yeni Sistemler Tüm 737 MAX Filosuna Entegre Edilecek
Boeing, test sürecinde doğruluğu kanıtlanan güncellenmiş Motor Buzlanma Önleme Sistemi ve geliştirilmiş Hücum Açısı sisteminin sadece 737-10 modelinde değil, üretilecek tüm 737 MAX uçaklarında standart olarak yer alacağını duyurdu. Bununla birlikte, halihazırda hizmette bulunan mevcut 737 MAX filolarına da bu iyileştirmelerin sonradan entegre edileceği belirtildi. Şirket, bu güncellemelerin pilotların iş yükünü azaltmayı, hatalı ikazları en aza indirmeyi ve genel uçuş emniyetini daha da artırmayı hedeflediğini açıkladı.
Havacılık otoritelerinin incelemesine sunulacak son teknik dokümanların hazırlanmasıyla birlikte, 737-10 programı sertifikasyon sürecinde nihai aşamaya geçmiş bulunuyor. Boeing, hem 737-10 hem de daha küçük gövdeli 737-7 programlarının 2026 yılı içerisinde tip sertifikasyonlarını tamamlamayı ve müşteri teslimatlarına 2027 yılında başlamayı hedefliyor. Test programında görev alan üç prototip uçağın, sertifikasyon sürecinin ardından test ekipmanlarından arındırılarak kabin, boya ve iç donanım işlemlerinin tamamlanacağı ve sonrasında havayollarına teslimata hazır hale getirileceği bilgisi de paylaşıldı.


