ABD'li havacılık devi Boeing, yaklaşık 17 bin mühendis ve teknisyeni temsil eden Profesyonel Mühendislik Çalışanları Birliği (SPEEA) üyelerinin, şirketin sunduğu dört yıllık yeni toplu iş sözleşmesi teklifini büyük çoğunlukla reddetmesiyle önemli bir iş gücü kriziyle karşı karşıya. Sendikanın grev yetkisi alması, özellikle Boeing'in halihazırda kritik süreçlerden geçen yeni nesil uçak programlarının geleceği üzerinde ciddi bir belirsizlik yaratıyor. Mevcut toplu iş sözleşmesinin 6 Ekim 2026 tarihinde sona ermesiyle birlikte, Boeing çalışanlarının greve gitmesinin önü açılmış durumda.
Teklif Neden Reddedildi? Enflasyon ve Yaşam Maliyeti Etkisi
SPEEA üyelerinin şirketin teklifini reddetmesindeki temel faktör, önerilen ücret artışlarının bölgedeki yükselen yaşam maliyetlerinin ve enflasyonun gerisinde kalması oldu. Boeing'in önemli üretim ve mühendislik merkezlerinin bulunduğu Washington eyaletinin Seattle bölgesinde enflasyonun yaklaşık yüzde 4,5 seviyesinde seyrettiği belirtilirken, şirketin teklifindeki ücret artışının en fazla yüzde 3 ile sınırlı kalması, sendika üyeleri arasında büyük bir memnuniyetsizliğe yol açtı. Bu durum, havacılık sektöründe nitelikli iş gücünün ekonomik beklentilerinin ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Oylamanın ardından Boeing cephesinden de bir hamle geldi. Şirket, erken anlaşma sağlanması halinde çalışanlara sunulması planlanan bazı ikramiye ve geriye dönük ücret ödemelerini geri çektiğini duyurdu. Boeing yönetimi, söz konusu kaynakların olası bir greve karşı hazırlık amacıyla kullanılacağını ifade ederek, sendika ile müzakerelerde sert bir duruş sergileyeceğinin sinyallerini verdi.
Yeni Nesil Programlar İçin Artan Gecikme Riski
Bu grev yetkisi kararı, Boeing için özellikle yeni nesil uçak programlarında ilave gecikmelerle karşılaşma riskini artırıyor. Şirket, dar gövde pazarında büyük beklentiler taşıyan 737 MAX 10 ile geniş gövdeli uçak segmentindeki amiral gemisi 777-9 programlarında sertifikasyon ve geliştirme süreçlerini yoğun bir şekilde sürdürüyor. Her iki program da halihazırda takvimlerinin gerisinde bulunuyor ve uzun süreli bir mühendis ve teknik personel iş bırakma eylemi, bu programların geliştirme, test ve sertifikasyon çalışmalarının yanı sıra üretim süreçlerini de olumsuz etkileyebilir.
Boeing, son dönemde üretim sorunları, küresel tedarik zinciri sıkıntıları ve çalışanlarla yaşanan iş gücü anlaşmazlıkları gibi bir dizi zorlukla mücadele ederek operasyonlarını yeniden yapılandırmaya çalışıyor. SPEEA'nın aldığı grev kararı, şirketin bu toparlanma sürecinde yeni bir iş gücü krizinin kapısını aralarken, havacılık dünyası tarafların 6 Ekim 2026 öncesinde bir uzlaşmaya varıp varamayacağını yakından takip ediyor. Bu durum, sadece Boeing'in değil, küresel havayolu filolarının yenilenme hızını ve uçak teslimat takvimlerini de doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor.


