Brezilyalı havayolu şirketi GOL'e ait, filoya katılımlarının üzerinden henüz birkaç ay geçmiş iki Boeing 737 MAX uçağının, ciddi motor sorunları nedeniyle hizmet dışı bırakılarak yedek parça olarak değerlendirilmek üzere söküleceği bildirildi. Havacılık sektöründe oldukça nadir rastlanan bu gelişme, yeni nesil uçakların operasyonel ömrü ve bakım süreçleri hakkında önemli soruları gündeme getirdi.
Kısa Süreli Hizmetin Ardından Gelen Karar
Edinilen bilgilere göre, PS-GRM ve PS-GRN tescilli Boeing 737 MAX uçakları, 2025 yılının sonlarında GOL filosuna katılarak ticari seferlere başlamıştı. Ancak her iki uçak da kısa bir süre sonra CFM International LEAP-1B motorlarında tekrarlayan arızalar ve denge (balans) sorunları yaşamaya başladı. Bu teknik aksaklıklar nedeniyle uçaklar, 2026 yılının Şubat ayında operasyonel hizmetten çekilmek zorunda kaldı.
Yaklaşık beş aydan daha kısa bir süre aktif hizmet veren bu uçaklar, ilk olarak Brezilya'nın Belo Horizonte kentinde yaklaşık yedi hafta boyunca park halinde tutuldu. Ardından, nihai akıbetleri belirlenmek üzere ABD'nin Arizona eyaletinde bulunan Pinal Airpark tesisine gönderildi. Bu tesis, genellikle uzun süreli depolama veya söküm işlemleri için kullanılan büyük bir havacılık merkezidir. Uçakların burada tamamen sökülerek, parçalarının yedek olarak kullanılmasına karar verildi.
Sektörde Nadir Görülen Bir Durum ve Potansiyel Nedenler
Sadece birkaç aylık operasyonel geçmişi olan yeni nesil uçakların bu şekilde hurdaya ayrılması, havacılık endüstrisi için oldukça sıra dışı bir durumdur. Genellikle uçaklar, onlarca yıl süren bir hizmet ömrüne sahip olacak şekilde tasarlanır ve üretilir. Bu durum, özellikle düşük uçuş saatine sahip parçaların kiralama şirketi tarafından "çok az kullanılmış premium yedek parça" olarak pazarlanacağı bilgisini de beraberinde getirdi.
Bazı havacılık çevrelerinde bu iki uçağın "sorunlu bir üretim partisinin" parçası olabileceği yönünde spekülasyonlar dile getirilse de, kaynaklar bu iddiayı zayıflatacak önemli bir detaya işaret ediyor. PS-GRM ve PS-GRN tescilli uçakların üretim hattında birbirinden 100'den fazla seri numarası aralığıyla üretildiği belirtiliyor. Bu durum, yaşanan sorunların belirli bir üretim serisinden ziyade, münferit teknik nedenlerden kaynaklanmış olabileceği ihtimalini güçlendiriyor. Havacılık otoriteleri ve üreticilerin bu tür nadir vakaları yakından takip ederek, gelecekte benzer sorunların önüne geçmek için gerekli analizleri yapması bekleniyor.

