Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), Ortadoğu'da 28 Şubat'ta başlayan çatışmaların küresel jet yakıtı arzında ciddi aksaklıklara yol açtığını bildirdi. Birlik tarafından yayımlanan son değerlendirme, Mart-Haziran 2026 döneminde bölgedeki jet yakıtı üretiminin, şubat ayı seviyelerine kıyasla günlük ortalama 640 bin varil azaldığını ortaya koydu. Küresel havacılık sektörünün en kritik jet yakıtı tedarik merkezlerinden biri olan Ortadoğu'daki bu önemli düşüş, uluslararası pazarda belirgin bir arz sıkışıklığına neden oldu.
Bölgesel Etki ve Küresel Yansımalar
IATA raporu, çatışmaların etkisinin yalnızca Ortadoğu ile sınırlı kalmadığını vurguluyor. Ham petrol ihtiyacının önemli bir bölümünü Ortadoğu'dan karşılayan Asya rafinerileri de, hammadde tedarikindeki daralma nedeniyle işleme kapasitelerini düşürmek zorunda kaldı. Bu durum, Asya'da jet yakıtı üretimi ve ihracatında da belirgin bir gerilemeye yol açarak küresel arz üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Havacılık yakıtı tedarik zincirindeki bu aksaklıklar, havayollarının operasyonel planlamaları ve maliyet yapıları üzerinde doğrudan bir etki yaratma potansiyeli taşıyor.
Telafi Mekanizmaları ve Piyasa Dengesi
Yaşanan arz açığının telafi edilmesinde Avrupa, Kuzey Amerika ve Batı Afrika'daki rafinerilerin rolü kritik oldu. Bu bölgelerdeki rafinerilerin daha çeşitli ham petrol tedarik kaynaklarına sahip olması, küresel piyasada oluşan açığın büyük ölçüde kapatılmasına olanak sağladı. IATA'nın analizine göre, jet yakıtının motorin ve dizel yakıtına göre fiyat priminin hızla yükselmesi, rafinerileri daha fazla jet yakıtı üretmeye teşvik etti. Bu kapsamda, söz konusu bölgelerde jet yakıtının toplam rafineri üretimi içindeki payı, kriz öncesinde yaklaşık yüzde 10 seviyesindeyken Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 12'ye yükseldi.
Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği, küresel jet yakıtı piyasasında arz dengesinin yeniden sağlanmasında Avrupa, Kuzey Amerika ve Batı Afrika rafinerilerinin üretim artışının hayati bir rol oynadığını belirtiyor. Ancak, Ortadoğu'daki jeopolitik gelişmelerin havacılık yakıtı piyasası üzerindeki etkilerinin yakından izlenmeye devam edildiği ve sektörün bu dinamiklere karşı tetikte olduğu ifade ediliyor. Bu durum, havacılık sektörünün küresel enerji piyasalarındaki kırılganlığını bir kez daha gözler önüne seriyor.


