Malaysia Airlines’ın çatı şirketi Malaysia Aviation Group (MAG), dar gövdeli uçak filosunu yenileme stratejisinde önemli bir değişikliğe giderek, Çinli üretici COMAC’ın C919 modelini mevcut satın alma planından çıkardığını duyurdu. Bu karar, uçağın Avrupa Birliği Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) tip sertifikasına sahip olmaması temelinde alındı ve şirketin Boeing 737 MAX filosuna öncelik verme niyetini pekiştirdi.
EASA Sertifikası Temel Ön Koşul
MAG Havacılık Operasyonlarından Sorumlu Üst Yöneticisi (CEO) Bryan Foong, yaptığı açıklamada, C919’un Malaysia Airlines filosuna entegre olabilmesi için EASA tip sertifikası almasının vazgeçilmez bir ön koşul olduğunu vurguladı. Foong, bu sertifikasyonun uluslararası operasyonlar için kritik önem taşıdığını belirtti. Daha önce 2026 yılına kadar C919’un tedarikine ilişkin nihai bir karar vermeyi planlayan MAG, bu son açıklamayla birlikte takvimini revize etti. C919, şirketin uzun vadeli filo planlamasında bir aday olarak kalmaya devam edecek olsa da, uçağın yeniden değerlendirilmesinin 2035 yılı sonrasına ertelendiği bildirildi. Bu durum, COMAC’ın uluslararası pazarlara açılma hedefleri açısından sertifikasyon süreçlerinin ne denli belirleyici olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.
Boeing 737 MAX'e Öncelik ve Operasyonel Avantajlar
MAG’ın mevcut dar gövdeli filo yenileme programında Boeing 737 MAX filosuna öncelik verme kararı, şirketin operasyonel verimlilik ve mevcut altyapı avantajlarından yararlanma stratejisiyle yakından ilişkili. Şirket, halen Boeing 737-8 teslimatlarını sürdürmekte olup, mevcut 737 filosuyla sağlanan pilot eğitimi ve operasyonel ortaklıkların önemli avantajlar sunduğunu belirtiyor. Ayrıca, Kuala Lumpur yakınlarındaki Subang’da bulunan gelişmiş bakım, onarım ve revizyon (MRO) altyapısının, Boeing filosunun işletilmesini daha verimli hale getirdiği ifade edildi.
Çinli uçak üreticisi COMAC’ın C919 modeli, Çin içinde ticari uçuşlarına devam etse de, ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) ve EASA’nın tip sertifikasyon süreçlerini henüz tamamlamış değil. Bu durum, özellikle uluslararası hatlarda faaliyet göstermeyi hedefleyen havayolu şirketleri için C919’un kullanımını sınırlayan temel bir faktör olarak öne çıkıyor. MAG’ın bu stratejik kararı, COMAC’ın Güneydoğu Asya pazarındaki büyüme hedefleri açısından uluslararası sertifikasyonun ve küresel teknik destek ağının vazgeçilmezliğini bir kez daha vurgulamaktadır.


