Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği (IATA), Ortadoğu'da devam eden çatışmaların küresel havacılık yakıtı piyasası üzerindeki etkilerine dair kapsamlı bir değerlendirme yayımladı. Rapora göre, Mart-Haziran 2026 döneminde Ortadoğu'daki jet yakıtı üretimi, Şubat ayındaki seviyelere kıyasla günlük ortalama 640 bin varil gibi önemli bir düşüş gösterdi. Küresel havacılık sektörünün en kritik yakıt tedarik merkezlerinden biri olan bu bölgedeki üretim kaybı, uluslararası pazarda ciddi bir arz sıkışıklığına yol açtı.
Ortadoğu'daki Üretim Kaybı ve Asya'ya Yansımaları
IATA'nın raporu, Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimlerin sadece bölgesel değil, küresel çapta bir etki yarattığını gözler önüne serdi. Bölgedeki çatışmaların doğrudan sonucu olarak jet yakıtı üretiminde yaşanan günlük 640 bin varillik düşüş, küresel arz zincirinde belirgin bir boşluk oluşturdu. Ortadoğu, dünya havacılık yakıtı tedarikinde stratejik bir konuma sahip olduğundan, bu daralma sektör için endişe verici bir gelişme olarak kaydedildi.
Çatışmaların etkisi Ortadoğu sınırlarında kalmadı; bölgeden ham petrol ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan Asya rafinerileri de bu durumdan olumsuz etkilendi. Hammadde tedarikindeki aksaklıklar ve daralma nedeniyle Asya'daki rafineriler, işleme kapasitelerini azaltmak zorunda kaldı. Bu durum, Asya'da jet yakıtı üretimi ve ihracatında da gözle görülür bir düşüşe neden olarak küresel arz sıkıntısını daha da derinleştirdi.
Küresel Dengeyi Sağlayan Bölgeler ve Yakıt Piyasasının Tepkisi
Küresel jet yakıtı piyasasında oluşan bu arz açığına rağmen, IATA raporu, Avrupa, Kuzey Amerika ve Batı Afrika rafinerilerinin duruma hızla adapte olduğunu ve önemli ölçüde dengeleyici bir rol oynadığını ortaya koydu. Bu bölgelerdeki rafinerilerin, daha çeşitli ham petrol tedarik kaynaklarına sahip olmaları sayesinde, Ortadoğu ve Asya'daki üretim düşüşünü büyük ölçüde telafi ettiği belirtildi. Bu bölgelerdeki üretim artışı, küresel jet yakıtı arz dengesinin korunmasında kritik bir katkı sağladı.
Piyasa dinamikleri de bu dengeleme sürecini destekledi. IATA'nın analizine göre, jet yakıtının motorin ve dizel yakıtına kıyasla fiyat priminin yükselmesi, rafinerileri daha fazla jet yakıtı üretmeye teşvik etti. Bu ticari teşvikle birlikte, kriz öncesinde toplam rafineri üretimi içindeki payı yaklaşık yüzde 10 olan jet yakıtının oranı, Mayıs 2026 itibarıyla yüzde 12'ye yükseldi. Bu durum, rafinerilerin piyasa koşullarına hızla uyum sağlayarak arz güvenliğine katkıda bulunduğunu gösterdi.
IATA, küresel jet yakıtı arzındaki dengenin yeniden sağlanmasında Avrupa, Kuzey Amerika ve Batı Afrika rafinerilerinin üretim artışının hayati bir rol oynadığını vurgularken, Ortadoğu'daki jeopolitik gelişmelerin havacılık yakıtı piyasası üzerindeki potansiyel etkilerini yakından izlemeye devam edeceğini bildirdi. Havacılık sektörü, bu tür jeopolitik risklere karşı tedarik zinciri esnekliğini artırma çabalarını sürdürüyor.


