Türk sivil havacılık sektöründe uzun süredir gündemde olan ve uçuş ekipleri tarafından dile getirilen önemli bir talep, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun açıklamalarıyla netlik kazandı. Bakan Uraloğlu, pilot ve kabin memurlarına hususi damgalı (yeşil) pasaport verilmesi yönünde Bakanlık bünyesinde herhangi bir çalışma bulunmadığını bildirdi. Bu açıklama, konunun Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunulan bir soru önergesiyle taşınmasının ardından geldi ve sektördeki beklentileri yeniden şekillendirdi.
Mevcut Uluslararası Düzenlemeler ve Uçuş Ekibi Belgeleri
Bakan Uraloğlu, Meclis'e verdiği yanıtta, uçuş ekiplerine yönelik ulusal kriterler, haklar ve yetkinliklerin uluslararası mevzuat ile sivil havacılık kuralları çerçevesinde düzenlendiğini vurguladı. Özellikle dış hat görevlerinde pilot ve kabin memurlarının kullandığı "UMB-Uçak Mürettebatı Belgeleri"nin (Aircraft Crew Documents) önemine dikkat çeken Bakan, bu belgeler sayesinde bazı ülkelerde pasaportsuz ve vizesiz geçiş imkanından faydalanılabildiğini belirtti. Ayrıca, yabancı ülkelerde 48 ila 72 saatle sınırlı konaklama hakkının da mevcut uygulamalar arasında yer aldığını ifade etti. Uraloğlu, mevcut uygulamaların Uluslararası Sivil Havacılık Teşkilatı (ICAO) düzenlemeleri ve mütekabiliyet ilkeleri doğrultusunda işlediğini, bu nedenle ilave bir çalışma veya düzenlemeye ihtiyaç duyulmadığını kaydetti. Bu durum, havacılık otoritelerinin uluslararası standartlara uygunluğu önceliklendirdiğini gösteriyor.
Pasaport ve Vize Süreçlerinde Kurumsal Yetki Alanları
Bakan Uraloğlu, uçuş ekiplerinin yurt dışı görevlerinde karşılaştıkları vize ve ülkeye giriş prosedürlerinin, devletlerarası ilişkiler kapsamında Dışişleri Bakanlığının görev alanında olduğunu da hatırlattı. Pasaport Kanunu olarak bilinen 5682 sayılı Kanun kapsamındaki kural koyucu süreçler ile iş ve işlemlerin ise İçişleri Bakanlığının görev, yetki ve sorumluluğunda bulunduğunu ifade etti. Bu ayrım, yeşil pasaport talebinin sadece Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın değil, aynı zamanda Dışişleri ve İçişleri Bakanlıklarının da yetki alanına giren karmaşık bir konu olduğunu ortaya koyuyor. Dolayısıyla, uçuş ekiplerinin seyahat kolaylıkları konusundaki beklentileri, mevcut uluslararası ve ulusal mevzuat çerçevesinde değerlendirilmeye devam edecek gibi görünüyor.


