Rusya Federal Hava Taşımacılığı Ajansı (Rosaviatsiya), Haziran 2026 döneminde ülke genelinde tespit edilen 16 hava sahası ihlalinden 9'una yönelik soruşturmalarını tamamlayarak detaylı bir rapor yayımladı. Hazırlanan rapor, izinsiz helikopter kalkışlarından, geçerliliğini yıllar önce yitirmiş pilot lisanslarıyla gerçekleştirilen uçuşlara kadar sivil havacılık güvenliğini tehdit eden bir dizi vahim olayı gün yüzüne çıkardı. Bu bulgular, Rusya'nın hava sahası yönetiminde ve pilot denetimlerinde ciddi boşluklar olabileceğine işaret ediyor.
Ciddi İhlaller ve Tanımlanamayan Hava Araçları
Rosaviatsiya raporunda öne çıkan en dikkat çekici olaylardan biri, 7 Haziran'da Barnaul'daki “Gelion” pistinde yaşanan izinsiz helikopter uçuşu oldu. Bir Robinson R-66 tipi helikopter, herhangi bir uçuş planı veya hava trafik kontrol (ATC) izni olmaksızın havalandı. ATC'nin defalarca yaptığı telsiz çağrılarına yanıt vermeyen helikopter, radar sistemlerinde tespit edildi. Olayın ardından helikopterin iniş yapmasından 13 dakika sonra sisteme düzenlenmiş bir uçuş planı işlenmesi ve pilotun kimliğinin belirlenememesi, soruşturmayı karmaşık hale getirdi. Pist işletmecisi ise uçuş kayıtlarını ve teknik belgeleri sunmaktan kaçınınca hakkında ayrıca denetim başlatıldı.
Benzer şekilde, 13 Mayıs'ta Krasnoyarsk'ta yaşanan ve raporun “en riskli” olarak nitelendirdiği bir başka olayda, Robinson R-44 tipi bir helikopterin Yenisey Nehri kıyısında insanlara çok yakın, alçak irtifada uçtuğu belirlendi. Bu uçuşun da hava trafik birimlerine bildirilmediği ve pilotun geçerli bir lisansa sahip olmadığı tespit edildi.
Raporda ayrıca, hava sahasında tanımlanamayan nesnelerin varlığına ilişkin bulgular da yer aldı. 22 Haziran'da Emva bölgesinde bir An-2 uçağı mürettebatı, uçuş planı olmayan kırmızı-beyaz renkli bir yamaç paraşütü gözlemledi. Paraşüt pilotunun kimliği tespit edilemezken, kolluk kuvvetlerinden de bilgi alınamadı. 9 Haziran'da ise bir Airbus A320 mürettebatı, karşı istikamette uçan sabit kanatlı bir insansız hava aracını görsel olarak tespit etti; ancak radar kayıtlarında iz bulunamadığı için ihlali gerçekleştiren kişi veya araç belirlenemedi. Leningrad bölgesinde 25 Haziran'da kısıtlı hava sahasından geçen beyaz renkli, mavi şeritli bir uçağın (Maule MX-7-235) pilotu ihlal yapmadığını savunsa da, radar verisi eksikliği nedeniyle komisyon kesin bir sonuca varamadı.
Pilot Hataları ve Güvenlik Endişeleri
Haziran ayındaki ihlaller arasında pilotların kasıtlı yanıltmaları ve lisans sorunları da dikkat çekti. Tomsk bölgesinde 11 Haziran'da hafif bir uçağın pilotunun planlanan rotasından 23 kilometre saptığı ve hava trafik kontrolünü yanıltmaya çalıştığı belirlendi. Pilotun transponderi olmadığı beyanına rağmen cihazın aktif olduğu ve kontrol sahasına girmediği iddiasına karşın bölge içinde bulunduğu tespit edildi. Bu olay, Rusya hava savunma sistemi “Rejim”in alarm vermesine neden oldu ve komisyon, pilotun kasıtlı yanıltma girişiminde bulunduğunu değerlendirdi.
Daha da vahimi, 5 Haziran'da 75 yaşındaki bir An-2 pilotunun uçuş planında belirtilen saatten iki saat önce havalandığı ve pilot lisansının 2016 yılında, yani tam on yıl önce sona erdiği ortaya çıktı. Ayrıca pilotun An-2 tipi uçak için geçerli bir yetkilendirmesinin de bulunmadığı belirlendi. Bu durum, pilot lisanslarının denetimi konusundaki ciddi eksiklikleri gözler önüne serdi.
Rosaviatsiya raporunda, yanlış tarihli uçuş planı sunma veya rota bilgilerini ters girme gibi idari hataların da yer aldığı belirtildi. Bu tür basit hataların hava trafik kontrolünün uyarısı üzerine düzeltildiği ve uçuş güvenliğini doğrudan etkilemediği ifade edildi.
Rosaviatsiya, bu kapsamlı incelemelerin ardından havacılık güvenliğini artırmak amacıyla bir dizi tavsiyede bulundu. Ajans, hava trafik kontrol personelinin ilave eğitim alması, uçuş planlarının daha sıkı kontrol edilmesi, pist işletmecilerinin izinsiz uçuşları önleyici tedbirler geliştirmesi ve pilotların uçuş öncesi planlama süreçlerine daha fazla dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. Bu tavsiyeler, gelecekte benzer ihlallerin önüne geçilmesi ve Rusya hava sahası güvenliğinin sağlanması açısından kritik önem taşıyor.
