İtalya Ulusal Uçuş Güvenliği Ajansı (ANSV) tarafından yayımlanan kapsamlı bir inceleme, düşük maliyetli taşıyıcı Ryanair'in Boeing 737 uçaklarında kullanılan gövdeye entegre ön merdivenlerinin yolcu düşmeleri açısından dikkat çekici bir risk taşıdığını ortaya koydu. Özellikle 2023-2025 yılları arasında İtalya'da kaydedilen 104 yolcu düşmesi olayının büyük bir çoğunluğunun bu tip merdivenlerden kaynaklandığı belirlendi.
İtalya'da Dikkat Çeken Düşme İstatistikleri
ANSV'nin raporuna göre, 2023 ile 2025 yılları arasında İtalya'daki havalimanlarında uçaklara biniş veya iniş sırasında yaşanan toplam 104 yolcu düşmesi vakasının 85'i, yani yaklaşık yüzde 82'si, Boeing 737'nin gövdeye entegre ön merdivenleri kullanılırken meydana geldi. Bu durum, Ryanair'in aynı dönemde İtalya'daki toplam yolcu trafiğinin yaklaşık yüzde 26-27'sini oluşturmasına rağmen, diğer havayollarının (toplam trafiğin yüzde 73'ü) sadece 19 düşme vakası kaydetmesiyle daha da çarpıcı hale geliyor.
Ajansın farklı veri setlerini karşılaştırması, entegre merdivenlerdeki düşme oranının, havalimanları tarafından sağlanan mobil merdivenlere kıyasla en az iki kat daha yüksek olduğunu gösterdi. Ryanair'in kendi uçuş ağı verileri incelendiğinde ise bu farkın yaklaşık üç kata kadar çıktığı belirtildi. 2021'den itibaren şirketin tüm ağı genelinde kaydedilen 489 yolcu düşmesinin 360'ı, yani yaklaşık yüzde 73'ü, yine Boeing 737'nin entegre merdivenlerinde yaşandı.
Bu kapsamlı inceleme, 2025 yılında Cenova, Venedik ve Bologna havalimanlarında meydana gelen ve yolcuların ciddi şekilde yaralandığı üç olayın ardından başlatıldı. Bu olayların detaylı analizlerinde, merdivenlerin kendisinde bir arıza tespit edilmemesine rağmen, yolcuların dikkatsizliği, bagaj taşıması ve hatta alkol etkisi gibi insan faktörlerinin yanı sıra merdivenin yapısal özelliklerinin de denge kaybına katkıda bulunabileceği vurgulandı.
Entegre Merdivenlerin Yapısal Özellikleri ve Sektörel Tartışmalar
Boeing 737'nin gövdeye entegre merdivenleri, özellikle Ryanair gibi hızlı uçak dönüş süreleri ve düşük yer hizmetleri maliyetleri hedefleyen havayolları için önemli bir operasyonel avantaj sunar. Bu sistem, havalimanı mobil merdivenlerine ihtiyaç duymadan yolcu iniş-binişini mümkün kılar. Ancak ANSV'nin değerlendirmesi, bu merdivenlerin fiziksel özelliklerine dikkat çekiyor. Yaklaşık 12 basamaktan oluşan merdiven, 61 santimetre genişliğe, 20 santimetre basamak yüksekliğine, 25 santimetre basamak derinliğine ve yaklaşık 35 derecelik bir eğime sahip. Ayrıca, Boeing 737'nin gövde yapısı nedeniyle ilk basamak diğerlerinden farklı, asimetrik bir geometriye sahiptir. Bu özelliklerin, geleneksel havalimanı merdivenlerine kıyasla daha dar ve dik bir yapı oluşturarak bazı durumlarda yolcunun dengesini kaybetmesine yol açabileceği belirtiliyor.
Entegre merdivenlerle ilgili güvenlik tartışmaları yeni değil. Avrupa Havacılık Emniyeti Ajansı (EASA) geçmişte, entegre uçak merdivenleri için kapsamlı özel gerekliliklerin eksikliğine işaret etmişti. 2007'de ise ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA), çocukların düşmesi olaylarının ardından operatörlere uyarılar yayımlayarak korkuluklar ve kaymaz yüzeylerle ilgili önlemleri gündeme getirmişti. İrlanda ve İspanya'daki benzer olayların ardından da konu Avrupa güvenlik otoritelerinin gündemine gelmiş, İspanyol makamlar merdivenin yeniden tasarlanmasını ve Ryanair'in bazı durumlarda havalimanı merdivenlerini kullanmasını tavsiye etmişti.
Yaşanan bu olaylar ve artan endişeler üzerine Ryanair, uçaktan iniş prosedürlerinde değişikliğe gitti. Şirketin kabin ekipleri artık yolculara merdivenleri kullanırken korkuluklara tutunmaları gerektiğini daha belirgin bir şekilde hatırlatıyor. ANSV raporları da Ryanair prosedürlerinin yolcuların iniş sırasında korkuluğu kullanmasını öngördüğünü teyit ediyor.
ANSV'nin yayımladığı bu çalışma, Boeing 737'nin entegre merdivenlerinin doğrudan "tehlikeli" veya "yasaklanması gereken" bir sistem olduğu sonucuna varmıyor. Ancak ajans, yüksek sayıdaki düşme olayları nedeniyle sistemin tasarımının, kullanım prosedürlerinin ve yolcu bilgilendirmelerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bu tavsiyeler, daha önce İrlanda ve İspanya'daki güvenlik makamları tarafından dile getirilen benzer önerileri de destekler nitelikte.


