İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı (ISG), yılın ilk sekiz ayında gösterdiği güçlü performansla dikkatleri üzerine çekti. Havalimanı Meydan Otoritesi HEAŞ'ın Genel Müdürü Faruk Kacır, bu dönemde toplam 33 milyon 156 bin 610 yolcuya hizmet verildiğini ve 188 bin 833 uçuşun emniyetli ve zamanında gerçekleştirildiğini açıkladı. Özellikle Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarını kapsayan yoğun yaz sezonunda 14 milyonun üzerinde yolcu ağırlayan Sabiha Gökçen, operasyonel başarısını bir kez daha kanıtladı.
Operasyonel Kapasiteye Bütünsel Bakış
Genel Müdür Kacır, havacılık sektöründe kapasite kavramına gelenekselden farklı bir açıdan yaklaştıklarını belirtti. Ona göre, bir havalimanının gerçek kapasitesi yalnızca terminal büyüklüğü veya fiziki altyapıyla sınırlı değildir. Kacır, milyonlarca yolcu ve yüz binlerce uçuşun arkasında 24 saat kesintisiz çalışan entegre bir operasyon yapısının bulunduğunu vurguladı. Pist ve apron operasyonlarından hava trafik koordinasyonuna, ARFF ekiplerinden teknik altyapıya, bilgi sistemlerinden emniyet yönetimine kadar çok sayıda sürecin eş zamanlı ve koordineli bir şekilde yürütüldüğünü ifade eden Kacır, gerçek kapasitenin altyapı, ileri teknoloji, nitelikli insan kaynağı ve çevik karar alma mekanizmalarının oluşturduğu bütünsel operasyonel kabiliyetten ibaret olduğunu dile getirdi. Artan yolcu ve uçuş hacminin, hizmet kalitesi ve emniyet standartlarından taviz verilmesi için bir gerekçe oluşturamayacağının altını çizdi.
Geleceğin Rekabet Parametresi: Organizasyonel Esneklik
Faruk Kacır, havacılık sektöründe gelecek dönemin rekabet parametrelerinin bu bütünsel anlayış doğrultusunda şekilleneceğini öngördü. Artan talebe karşı fiziki alanların genişletilmesi ve altyapı yatırımlarının önemini koruduğunu belirtmekle birlikte, sektöre yön verecek asıl unsurun 'organizasyonel esneklik' olacağını ifade etti. Kacır'a göre bu esneklik; veriyi stratejik bir yönelim aracı olarak doğru işleyen, olumsuz koşullara karşı en hızlı adaptasyonu sağlayan, teknolojiyi insan tecrübesiyle doğru noktada harmanlayan ve ölçek büyürken kaliteden taviz vermeyen bir yapıyı temsil ediyor. HEAŞ olarak stratejilerini bu vizyon doğrultusunda oluşturduklarını aktaran Kacır, hedeflerinin sadece daha yüksek yolcu ve uçuş hacimlerine ulaşmak olmadığını, her yeni büyüme dönemini daha yüksek operasyonel olgunluk, daha güçlü emniyet kültürü ve kesintisiz hizmet standardıyla kalıcı hale getirmeyi amaçladıklarını vurguladı. Bu sayede Türkiye’nin havacılıktaki küresel gücünü artırmaya ve Sabiha Gökçen Havalimanı’nı geleceğe taşımaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.


