İsviçreli ulusal havayolu SWISS'in 27 Temmuz tarihinde Zürih'ten New York'a gerçekleştirdiği LX16 seferinde, uçak kabininde duman oluşması üzerine acil durum yaşandı. Olayın nedeni olarak, koltuk arasına sıkışarak hasar gören ve aşırı ısınan bir kulaklık şarj kutusu gösterildi. Durum üzerine uçak, en yakın uygun havalimanı olan Bangor Uluslararası Havalimanı'na güvenli bir iniş gerçekleştirdi.
SWISS tarafından yapılan açıklamada, uçağın Bangor'daki teknik ekiplerce incelendiği ve ilk bulguların, güç bankası (power bank) özelliğine sahip ticari bir kulaklık şarj kutusunun koltuğun arasına sıkışarak fiziksel hasar gördüğünü ortaya koyduğu belirtildi. Bu hasarın, cihazın aşırı ısınmasına ve kabin içinde duman yaymasına yol açtığı ifade edildi. Havayolu yetkilileri, lityum batarya içeren elektronik cihazların hasar görmesi veya arızalanması durumunda aşırı ısınarak yangın riski oluşturabileceği konusunda bir kez daha uyarıda bulundu.
Havacılıkta Lityum Batarya Güvenliği ve SWISS Kuralları
Yaşanan bu olay, havacılık sektöründe lityum batarya taşıyan taşınabilir elektronik cihazların güvenliğine yönelik mevcut kuralların ve bu kurallara uyumun ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. SWISS, yılın başından bu yana uçuşlarda power bank kullanımına dair katı kurallar uyguladığını hatırlattı. Buna göre, yolcuların elektronik cihazlarını power bank ile şarj etmelerine izin verilmezken, power bank'lerin de uçuş sırasında şarj edilmesi kesinlikle yasak. Her yolcunun en fazla iki adet power bank taşıyabileceği, ancak bunların yalnızca yolcunun üzerinde, koltuk cebinde veya ön koltuğun altındaki el bagajında bulundurulabileceği vurgulandı. Power bank'lerin kayıtlı bagajda veya baş üstü dolaplarında taşınmasının yasak olduğu belirtilirken, aynı kuralların elektronik sigaralar için de geçerli olduğu ifade edildi.
Havayolu, yolcularından, elektronik cihazların aşırı ısınması, duman çıkarması, hasar görmesi veya koltuk altına düşmesi gibi herhangi bir olumsuz durumda kabin ekibini derhal bilgilendirmelerini talep etti. Bu tür durumların erken tespiti ve müdahalesi, potansiyel risklerin önüne geçilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Mürettebatın Profesyonel Müdahalesi ve Yanlış Bilgi Düzeltmesi
SWISS, LX16 seferini gerçekleştiren kokpit ve kabin ekibinin duruma hızlı ve doğru bir şekilde müdahale ettiğini özellikle belirtti. Açıklamada, güvenliğin her zaman en öncelikli konu olduğu vurgulandı. Kokpit ekibinin, simülatör eğitimlerinde düzenli olarak çalıştıkları acil durum prosedürlerini eksiksiz uygulayarak uçağı en yakın uygun havalimanı olan Bangor'a yönelttiği ve güvenli bir iniş sağladığı ifade edildi. Kabin ekiplerinin de yangın, duman ve lityum bataryalı cihazlarla ilgili kapsamlı eğitimler aldığı, ayrıca her uçakta aşırı ısınan veya şişen cihazların güvenli bir şekilde muhafaza edilmesini sağlayan "Lithium Safe Bag" adlı özel yangına dayanıklı çantaların bulunduğu bilgisi paylaşıldı.
Olayın ardından bazı haber kaynaklarında yer alan "kokpitte yangın çıktı" yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten SWISS, dumanın yalnızca Business Class'ın ön bölümünde kabin içinde görüldüğünü netleştirdi. Ayrıca, ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) tarafından hazırlanan ilk rapordaki hatalı bir ifadenin de kısa süre sonra düzeltildiği bilgisi verildi. Bu açıklama, kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğini giderme ve olayın gerçek boyutunu ortaya koyma açısından önem taşıyor.


